Anasayfa / Atatürk / Atatürk’ün Cumhuriyet Anlayışı

Atatürk’ün Cumhuriyet Anlayışı

Cumhuriyet Nedir? Türkler Neden Cumhuriyet İle Yönetilmelidir?

Atatürk’e gelinceye kadar, ülke içinde ve dışında Türk ulusunun demokratik niteliklerinden yoksun bulunduğunu, bu nedenle demokratik bir yönetim kurulamayacağını ileri sürenler olmuştur.  Atatürk, ‘’Türkler, dünya üzerinde yaşamış ve yaşayan uluslar arasında ruhen demokrat tek ulustur’’ demek suretiyle bu iddiaya katılmadığını beyan etmiştir. İslamiyet öncesi kurulmuş olan Türk devletlerinin yönetimlerine baktığımızda Türklerin demokrat niteliği daha da iyi anlaşılacaktır.

Atatürk, yaşamı boyunca Türkiye’ye çağdaş demokrasinin gereği olan kurum ve kuruluşları kazandırmak ve Türk insanını kurulacak demokrasinin bilinciyle donanmış uygar insanlar yapmak için çalışmıştır. Gerek Türklerin aydınlanmasında gerekse demokratik rejimin alt yapısını oluşturmakta birçok güçlüğü yenmiş, tamamlanması görevini de Türk gençliğine bırakmıştır. Bu bakımdan Atatürk’ün cumhuriyet ve demokrasi ideallerini yansıtan ve bizlere öğüt niteliği taşıyan aşağıdaki sözleri çok önemlidir:

‘Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemiyle devlet şekli demektir. 

Türk Milleti‘nin karakter ve geleneklerine en uygun olan yönetim, cumhuriyet yönetimidir. 

Bütün dünya bilsin ki, benim için bir taraflılık vardır: Cumhuriyet taraftarlığı, fikirsel ve sosyal inkılap taraftarlığı… Bu noktada yeni Türkiye toplumunda bir kişinin bile bunun dışında kalacağını düşünmek istemiyorum. 

Bugünkü hükümetimiz, devlet teşkilatımız doğrudan doğruya milletin kendi kendine, kendiliğinden yaptığı bir devlet ve hükümet teşkilatıdır ki, onun ismi cumhuriyettir. Artık hükümet ile millet arasında geçmişteki ayrılık kalmamıştır. Hükümet millet ve millet hükümettir. Artık hükümet ve hükümet mensupları kendilerinin milletten ayrı olmadıklarını ve milletin efendi olduğunu tamamen anlamışlardır.

Türkiye Cumhuriyeti yalnız iki şeye güvenir: Biri milletin kararı, diğeri en acı ve zor şartlar içinde dünyanın takdirlerini hakkı ile kazanmaya layık olan ordumuzun kahramanlığı.

Yolunda çalıştığınız büyük kutsal ideali halkın kalbinde bir fikir halinden bir his haline getirmelisiniz. Demokrasinin ne olduğunu halka anlatmak, madde madde açıklamak lazımdır. Cumhuriyeti, onun gereklerini yüksek sesle anlatınız. Onlara cumhuriyet prensiplerini sevdiriniz. Bunu kalplere yerleştirmek için hiçbir fırsatı kaçırmayınız.’

CUMHURİYET

Adam kayırma, rüşvet, kişiye göre iş yaratma gibi alışkanlıklar siyasal ve hukuksal yapısı yobazlaşmış ülkelerde sıklıkla görülür. Oysa Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet bu yanlışlara bir tepkiydi. Cumhuriyet yönetimi yurttaşlarını her konuda eşit kabul edecekti. Her şey hukuk kuralları içinde olacak, keyfi hiçbir şey yapılmayacaktır. Günümüzde cumhuriyetin bu özelliğine uymayan keyfi adaletsiz yaklaşımlar, cumhuriyeti anlamamış dar kafalı, çıkarcı ve erdemsiz kişilerin eseridir. Cumhuriyetin kuruluş felsefesinde bilinç, adalet ve erdem mevcuttu. Atatürk yaşamı boyunca bu anlayışın mücadelesini yapmış ve olumlu sonuçlar gördükçe de mutluluğunu dile getirmiştir. Aşağıdaki anekdot Atatürk’ün bu konudaki düşüncelerini yansıtan güzel bir örnektir:

Atatürk Mudanya yolu ile Bursa’ya gidiyordu. Kalabalık bir halk topluluğu iskelede çevresini sarmış bulunmaktaydı. Bir kadının elinde bir kâğıtta Atatürk’e yaklaştığı görüldü. Yaşlı, zayıf bir kadındı. Ata’nın yolunu keserek titrek bir sesle:

-Beni tanıdın mı oğul, dedi. Ben sizin Selanik’te komşunuzdum. Bir oğlum var. Devlet Demir Yolları’na girmek istiyor. Siz onu alsınlar dediniz. Fakat müdür dinlemedi. Oğlumu yine işe almamış. Ne olur bir kere de siz söyleyiniz. 

Atatürk’ün çelik bakışlı gözleri içtenlikle parladı. Elleriyle geniş jestler yaparak ve yüksek sesle:

-Oğlunu almadılar mı? Dedi. Ben tavsiye ettiğim halde mi almadılar. Ne kadar iyi olmuş. Çok iyi yapmışlar. İşte cumhuriyet böyle anlaşılacak…

Kadın kalabalığın içinde kaybolmuştu. Atatürk adeta coşku dolu bir sesle: 

İşte cumhuriyetten beklediğimiz sonuç… Diyordu.

Kaynak: Düşünce ve Davranışları İle Atatürk, Genel Kurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı

Hakkında istanbul1881

istanbul1881
İstanbul. Tek renkle ifade edilemeyecek kadar zengin, tek kokuyla anlatılmayacak kadar çekici ve asla kaybedilemeyecek kadar değerli... İstanbul 1881, İstanbul’un büyüleyici renkleri ve baş döndüren kokularını saygı duyduğumuz ve kaybetmek istemediğimiz tarihi değerlerle harmanlayarak yaratıldı. Ayrıntılı bilgi için tıklayın.

Lütfen kontrol edin

Zeynep Gümrük’ün 55. Troia Festivali İçin Hazırladığı “Truva’nın Süslü Atı”nı Keşfedin!

“Seramik Sanatçısı Zeynep Gümrük’ün 55. Troia Festivali İçin Hazırladığı “Truva’nın Süslü Atı” Eseri ile Doğadan Denemeler …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.