Anasayfa / Atatürk / Atatürk’ün Demokrasi Anlayışı ve Konuya İlişkin Anekdotlar

Atatürk’ün Demokrasi Anlayışı ve Konuya İlişkin Anekdotlar

Atatürk ve Demokrasi

Atatürk, düşünceleriyle, davranışlarıyla ve tavırlarıyla daima düşünce özgürlüğünün gereğini yapmaya önem vermiştir. Önem vermekle kalmamış herkesin bu konuda duyarlı olmasını da istemiştir. O, ‘’Özgürlüklerden doğan bunalımlar ne derece büyük olursa olsun baskıdan doğan sahte güvenlikten daha tehlikeli değildir.’’ Sözüyle de düşünce özgürlüğünün toplumun güvenliği açısından gerekli olduğuna işaret etmiştir. Aşağıdaki anekdot Atatürk’ün demokrasi ve özgür düşünce yaklaşımını göstermesi açısından önemlidir:

Düşünce özgürlüğü, istiklal hareketi, mücadele, tartışma Mustafa Kemal’in değişmez özelliklerindendi. Onun çocukluğundan beri bütün okulu özel ve resmi hayatının her aşamasını ayrı ayrı incelersek bu nitelikleri çok açık bir şekilde görebiliriz. Eleştirilerden itirazlardan, muhalefetten hoşlanır, bunlardan yararlanmasını bilirdi. Çalışma arkadaşlarına da daima kendisi gibi olmalarını önerirdi.

Bir gün İsmet Paşa ile Recep Peker Atatürk’e merhum Menteş Milletvekili Halil Bey’den acı acı şikâyet ediyorlardı. Herkesçe bilindiği gibi Halil Bey çok yurtsever bir insandı. Düşüncelerini, fikirlerini, ürkmeden çekinmeden, olduğu gibi, açıkça her fırsattan yararlanarak kürsüye çıkar söylerdi.

Recep Peker Atatürk’e:

-Hükümetin getirdiği bir iş, meclisten çıkacak herhangi bir siyasi mesele yoktur ki Halil Bey’den zorluk görmesin! İşleri daima engellemeye çalışıyor, dedi.

İsmet Paşa da:

-Bize Meclis’te ot yolduruyor, diye Recep Peker’i onaylamıştı.

Atatürk her ikisine hayretle baktıktan sonra:

-Davalarınızı, yapacağınız işleri mecliste savunamayacak durumda mısınız ki Halil Bey’in itirazlarından bana şikâyet ediyorsunuz? Bu anlayışı bırakın efendim! Her zaman, hepiniz elinize bir dosya alır, cebinize birkaç mektup koyarak bana gelir, her şeyi güllük gülistanlık gösterirsiniz! Mecliste böyle doğruyu söyleyen ve yolsuzlukları dile getiren birkaç arkadaş da olmasa ben söylediklerinizden gerçeğini nasıl anlayayım? Diye cevap vermişti.

Meclis feshedilerek yeni seçimlerin yapılacağı günlerdeydi ki Halil Bey Atatürk’e bir mektup yazarak veda etmiş, aynı zamanda kürsüde daima hükümete karşı görünen İzmit Mebusu Sırrı Bey de aynı tarzda bir veda mektubu göndermişti. Atatürk tam İstanbul’a hareketleri zamanında aldıkları bu mektupları ayak üzerinde okumuş ve sekreteri Hasan Rıza Bey’e:

-Halil Bey’e telefon ediniz. Kendilerinin Meclisteki çalışmasından çok memnunum. Derhal yine aramızda bulunacaklar ve kıymetli düşüncelerinden yararlanacağız, demiş ve Sırrı Bey’e de aynı suretle cevap verilmesini fakat ona telefon etmeye gerek olmayıp gördüğü zaman söylemesini emretmişti.

SORAMAZDIN

Atatürk ve Atatürkçü düşünce sistemine karşı olan bazı maksatlı çevreler, tarihsel gerçekleri çarpıtarak Atatürk’ü, kendi uluslarının ve insanlığın felaketini hazırlayan Hitler ve Mussolini gibi diktatörlerle birlikte değerlendirmektedirler. Bu diktatörler, kendi ülkelerindeki demokrasilere son vererek baskı yönetimlerini kurmuşlardır. Oysa Atatürk, kişi egemenliğine dayalı saltanat yönetiminden Türk ulusunu kurtararak ulus egemenliğine dayalı bir yönetim getirmiştir. Birinciler insanlığı felakete sürükleyip geçmişin karanlığına sığınmışlar, ikincisi ise aydınlığa kucak açıp ulusunu geleceğe taşımıştır. Arada benzerlik yok, karşıtlık var.

KAFASIYLA, RUHUYLA VE BENLİĞİYLE Türk olan hiç kimse, Atatürk’ün Türk halkını kulluktan kurtararak hak ve özgürlüklerinin bilincine sahip yurttaş yapmak için hayatını adadığı gerçeğini göz ardı etmemelidir. Onu diktatörlükle suçlayanlar ya gaflet içerisinde olan kıymet bilmezler ya da onun getirdiği çağdaş değerlerden rahatsızlık duyan geçmiş yönetimin kalıntıları olan tutucu ve yobazlardır. Bu tür düşünenlere, bir gençle Atatürk arasında geçen aşağıdaki diyalog bir yanıttır:

Bir halk toplantısında, bir genç ona şu soruyu sordu:

-Paşam, size diktatör diyorlar, ne dersiniz?

-Ben, diktatör olsaydım, sen bana şimdi bu soruyu soramazdın?

Kaynak: Düşünce ve Davranışlarıyla Atatürk, Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı Yayınları

Hakkında istanbul1881

istanbul1881
İstanbul. Tek renkle ifade edilemeyecek kadar zengin, tek kokuyla anlatılmayacak kadar çekici ve asla kaybedilemeyecek kadar değerli... İstanbul 1881, İstanbul’un büyüleyici renkleri ve baş döndüren kokularını saygı duyduğumuz ve kaybetmek istemediğimiz tarihi değerlerle harmanlayarak yaratıldı. Ayrıntılı bilgi için tıklayın.

Lütfen kontrol edin

Atatürk’ün İnsan ve Kadro Yetiştirme Politikası

Atatürk’ün İnsan ve Kadro Yetiştirme Politikasına Yakından Bakış! Atatürk, Osmanlı Devleti zamanında yetişmiş eski kültürün …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.