Anasayfa / Atatürk / Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi ve Büyük Nutuk

Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi ve Büyük Nutuk

Büyük Nutuk ve Gençliğe Hitabe 

1919 yılı Mayısının 19uncu günü Samsuna çıktım. Ülkenin genel durumu ve görünüşü şöyledir:ifadesi ile başlayan Türk tarihinde bir dönüm noktası olan İstiklal Savaşı’nı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunu ve inkılapların yapılışını anlatan Nutuk, siyasi ve millî tarihimizin birinci elden çok önemli bir kaynak eseridir. ATATÜRK’ün Gençliğe Hitabe ile bitirdiği Nutuk, 15-20 Ekim 1927 tarihleri arasında TBMM kürsüsünde altı gün boyunca, toplam 36 saat ve 33 dakikada ATATÜRK tarafından okunmuştur.

Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün manevi kızlarından Afet İNAN, Nutuk’un kaleme alındığı dönemdeki anılarına “ATATÜRK Hakkında Hatıralar ve Belgeler” adlı eserinde yer vermiştir. Her Türk gencinin mutlaka okuması gereken Nutuk’un yazılması sürecini Afet İNAN’dan okuyalım:

1927 yılının yaz ayları… Gazi Mustafa Kemalin kurtuluştan sonra İstanbula ilk gelişidir. Dolmabahçe Sarayına misafir edilmiştir. O saray ki 1919 yılının bir bahar mevsiminde General M. Kemalin Osmanlı padişahını son görüşünde düşman donanmasının toplarının tehdidi altında idi. ATATÜRK ile gözlerini kapayarak konuşan son Osmanlı padişahı kendi kişisel çıkarlarının esiri, bütün zihnî yeteneklerinin karanlıkları içinde gömülü, ulusal endişelerden tamamen uzak ve sorumluluk duygusu da gözleri gibi kapalıdır. 

1919dan 1927ye kadar geçen tarihi olayların belgelerini Gazi M. Kemal, Ankarada toplamış, yazmış ve Cumhuriyet Halk Partisi Kongresinde okumaya hazırlanmaktadır. Dolmabahçe Sarayının geniş salonlarından birinde her gece toplanan kalabalık arkadaşları arasında bu Büyük Nutuktan parçalar okumakta ve üzerinde tartışmalı konuşmalar yapılmaktadır. ATATÜRK, kendisi okuyor, okutuyor ve yazdığı konular üzerinde açıklamalar yaparak çok hararetli konuşmaları idare ediyordu. 

Ben Lozandaki öğrenimimden yeni dönmüştüm. Bu toplantılarda bulunduğum zamanlarda tarihi, tarih yapanlardan dinliyordum. ATATÜRK yazdıklarını okurken o günleri yeniden yaşıyormuş gibi heyecanlı idi ve daima yüksek sesle hitaplarda bulunuyordu. 

Bu tarih havası içinde, İstiklal Savaşımız ve onun tarihiyle o kadar zihnim doluyordu ki çocukluğumun Anadoluda geçen o ıstıraplı günlerini yeniden yaşar gibi oluyordum. 

Nutuk’un Müsveddeleri

Şimdi bu Nutkun müsveddelerini incelediğimiz zaman, hemen her sayfasında birçok düzeltmeler, ilaveler görüyoruz… Yazı bazen ATATÜRKündür, bazı sayfalarda ise kendisi tarafından dikte ettirilmiştir. Bütün bunların en önemli kısımları belgelerde kullanılarak Ankarada yazılmış, İstanbulda ise hem düzeltmeler yapılmakta hem de son bölümler yazılmaktadır. Nutuk müsveddeleri bu bakımdan çok önemlidir. Benim tanık olduğum, işte bu parça parça okunmalar esnasında, ATATÜRKün yazıları hakkındaki açıklamalarıdır. Müsveddeler üzerindeki düzeltmeler, ilaveler, çıkartmalar ise ya kendisi tarafından daha önce yapılmıştır veyahut da konuşma esnasında yapılmaktadır. Şimdi bu 506 sayfalık müsveddelerden yalnız son iki yaprağı üzerinde duracağım. 

Yaz aylarının sıcak bir gününün gecesi, ATATÜRKün etrafında daha kalabalık bir aydınlar topluluğu vardı. O, arkadaşlarına âdeta bir sürpriz hazırlamanın sevinci içinde, Oturunuz ve dinleyiniz.’ dedi. Sonra da Nutukun sonuna koyacağı satırları yüksek sesle okumaya başladı. Dinleyicilerin nefes dahi almadıklarını sanıyorum. Çünkü ben kendimi öyle hissediyor ve ulusal bir heyecanın etkisi içinde yaşıyordum. Bütün Millî Mücadelenin tarihi olan Nutuk bu satırlarla son bulacaktı. ATATÜRK bu metni okuyup bitirdiği zaman derin bir nefes almış fakat iki damla gözyaşını da bizlerden saklamamıştı. 

Gençliğe Hitabe

Bu Gençliğe Hitabe okunduğu akşam, artık tarih olmuş olaylar konuşma konusu değildi. ATATÜRK coşmuş konuşuyordu. O, Türkiye Cumhuriyetinin geleceği üzerinde duruyordu. Tarihi yaşadığımız gibi yazdık. Fakat geleceği Cumhuriyete inananlarla onu koruyanlara ve yaşatacaklara emanet etmek lazımdır.’ diyordu. 

Gençliğe Hitabe yazısını ilk dinleyenlere övmek fırsatını dahi verdiğini anımsamıyorum. Sadece onun sözleri hâlâ bugün dahi kulaklarımda akisler yapmaktadır: ‘Gençliği yetiştiriniz. Onlara ilim ve irfanın müspet fikirlerini veriniz. İstikbalin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız. Hür fikirler tatbik mevkiine geçtiği vakit Türk milleti yükselecektir.’ diye telkinlerde bulundu. O, Türk gençliğinin sağduyusuna, Millîyetçiliğine vatan sevgisine inandığını ve onlara güvendiğini söylüyordu. 

Düzeltmeler

505-506 sayfa numarasını taşıyan bu son yapraklarda görüldüğü gibi hemen hiçbir düzeltme yoktur. Yazı ATATÜRKündür. Üç yerdeki düzeltme ise yazarken yapılmıştır. Evvela Ey Türk Gencidemiş fakat hemen Gencikelimesini silerek Gençliğiolarak düzeltmiştir. 

İkinci düzeltme şudur: Galipler cebren ve hile ilediye başlayan cümlesinin başındaki Galiplerkelimesini silmiştir. 

Sonuncu düzeltme ise İşte bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen Türk istiklal ve Cumhuriyetini kurtarmaktır.’ cümlesinde yapılmıştır. 

Devam ettiği en son cümle de yarım kalmış ve onu tamamen silmiştir. O da aynen şöyledir: 

Efendiler, son kuvvetini kendi mefkûresinde ve damarlarında bulan Türk evladının elinde İstiklal ve Cumhuriyetin ilanihaye (sonsuza dek) mahfuz ve masun (korunacağına ve dokunulmaz) olacağına Cumhuriyet sancağının itibarı daima yüksek bulunacağına.’ 

Büyük Nutuk’un yayımlanmasından yıllar sonra yine ATATÜRK’ün etrafında toplananlar, bu ‘Gençliğe Hitabe’nin metni üzerinde durmuşlar ve özellikle eğitimsel değerini analiz etmek istemişlerdi. ATATÜRK bu konuda diyor ki:

Bir içtimaî heyet aynı gayeye bütün kadınları ve erkekleri ile beraber yürümezse terakki (ilerlemesine), temeddün etmesine (uygarlaşmasına) fennî imkân ve ilmî ihtimal yoktur. O hâlde Türk milleti olarak hepimiz, kadın ve erkek medeniyet yolunda ilerlemek için azimli olduğumuzu hep beraber tekrar edebiliriz. Medeniyet alanında muvaffak olmak için ise evvela dürüst, emniyetli ve Cumhuriyetimizi yaşatan demokratik bir idare içinde yaşamanız gerekiyor.’ 

1927 yılının İstanbul havasında ilk akisleri yapan ATATÜRK’ün Gençliğe Hitabe’si yıllardır büyük düşün hareketlerinin kaynağı olmaktadır.”

ATATÜRK Büyük Nutku’nu;

Görülüyor ki biz her vasıtadan yalnız ve ancak bir tek temel görüşe dayanarak yararlanırız. O görüş şudur: Türk milletini medeni dünyada, layık olduğu mevkiye yükseltmek Türkiye Cumhuriyetini sarsılmaz temelleri üzerinde her gün daha çok güçlendirmek ve bunun için de istibdat fikrini öldürmek… 

Muhterem Efendiler, 

Sizi günlerce işgal eden uzun ve teferruatlı beyanatım, en nihayet geçmişe karışmış bir devrin hikâyesidir. Bunda milletim için ve müstakbel evlatlarımız için dikkat ve uyanıklık sağlayabilecek bazı noktaları belirtebilmiş isem kendimi bahtiyar sayacağım. 

Efendiler, 

Bu beyanatımla millî varlığı sona ermiş sayılan büyük bir milletin istikbalini nasıl kazandığını ve ilim ve fennin en son esaslarına dayanan millî ve çağdaş bir devleti nasıl kurduğunu ifadeye çalıştım. Bugün ulaştığımız sonuç asırlardan beri çekilen millî felaketlerin yarattığı uyanıklığın eseri ve bu aziz vatanın her köşesini sulayan kanların bedelidir. 

Bu neticeyi Türk gençliğine emanet ediyorum. ifadesinden sonra bu eserin ilk sayfasında verdiğimiz “Gençliğe Hitabesi” ile bitirmiştir.

Kaynak: Büyün Ümidim Gençliktedir, Anıtkabir Komutanlığı Yayınları

Hakkında istanbul1881

istanbul1881
İstanbul. Tek renkle ifade edilemeyecek kadar zengin, tek kokuyla anlatılmayacak kadar çekici ve asla kaybedilemeyecek kadar değerli... İstanbul 1881, İstanbul’un büyüleyici renkleri ve baş döndüren kokularını saygı duyduğumuz ve kaybetmek istemediğimiz tarihi değerlerle harmanlayarak yaratıldı. Ayrıntılı bilgi için tıklayın.

Lütfen kontrol edin

Atatürk’ün Başarı Sırları: Vatan ve Ulus Sevgisi

Atatürk’te vatan kavramı ve ulus sevgisi Atatürk’ü büyük yapan ve onu başarılı kılan iki unsur …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.