Anasayfa / Atatürk / Atatürk’ün Gençlik Vizyonu ve Geleceğe Yatırım

Atatürk’ün Gençlik Vizyonu ve Geleceğe Yatırım

Atatürk’ün Gençliğe Yatırımı…

Türk milletinin geleceği olan gençlerin en iyi şekilde yetiştirilmesi Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli eğitim gündemi olmuştur. Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK, daha 01 Mart 1922 tarihinde Büyük Millet Meclisinin açılış konuşmasında konunun önemini şöyle belirtmişti:

Hükûmetin en feyizli ve önemli görevi eğitim işleridir. Bunda başarılı olabilmek için öyle bir program takip etmeye zorunluyuz ki, o program milletimizin bugünkü durumu ile sosyal hayati ihtiyaçları ile, çevrenin şartları ve çağın gerekleriyle tamamen uygun ve uyumlu olsun…

Ulusal dehanın gelişimi ve bu sayede layık olduğu uygarlık düzeyine yükselebilmesi elbette iyi meslek sahipleri yetiştirmekle ve ulusal kültürümüzü yükseltmekle mümkündür.’

Bu hedef doğrultusunda 03 Mart 1924 tarihinde çıkarılan Tevhidi Tedrisat (Öğretim Birliği) Kanunu ile “Ulusal, laik, modern, demokratik bir okul” yaratılması amaçlanmıştır. Alınan bu karar Cumhuriyet tarihinin en önemli adımıydı. Bu doğrultuda yurt dışına öğrenci gönderilmesi konusu ilk kez bu Kanun çerçevesinde ele alınmış ve 29 Ekim 1924 tarihinde Millî Eğitim Bakanlığının açtığı Avrupa sınavı ile uygulamaya konulmuştur.

Yapılan bu ilk sınavda 22 genç Almanya, Fransa ve Belçika’ya gitmeye hak kazanmıştır. Ocak 1925’te gönderilen ilk öğrenci grubunda: Mahmut CÜDA, Muhittin SEBATİ, Cezmi RIFKI, Cemil Sena ONGUN, Naci ECER, Vildan Aşir SAVAŞIR, Burhan TOPRAK, Ekrem Zeki ÜN, Osman HORASANLI, Necip Fazıl KISAKÜREK, Sadi IRMAK, Suat Hayri ÜRGÜPLÜ, Cevat DERELİ, Şefik AKDİK, Ali Münip KARSAN, Namdar Rahmi ve Necmi Bey gibi isimler yer almaktaydı.

İlk grubun ardından Millî Eğitim Bakanlığının yanı sıra birçok devlet kuruluşu da Avrupa’nın çeşitli ülkelerine eğitim için öğrenci göndermeye seferber olmuştur.

Yurtdışına Giden İlk Kafile…

ATATÜRK Dönemi’nde yurt dışına çeşitli bilim ve mühendislik dallarında öğrenim görmek üzere gönderilenler arasında, Enver
Ziya KARAL, Afet İNAN, Remziye HİSAR, Sabahattin EYÜBOĞLU, Nüzhet GÖKDOĞAN, Ali Rıza BERKAM, Aydın SAYILI, Cahit ARF, İhsan KETİN, Mustafa İNAN, Besim DARKOT, Kazım ÇEÇEN, Mustafa Nusret KÜRKÇÜOĞLU, Macit GÖKBERK, Kâmile Şevki MUTLU, Ziyaeddin Fahri FINDIKOĞLU, Sait AKPINAR gibi sonradan bilim ve kültür dünyamızda ünlenecek kişiler de yer almaktaydı. Bu kapsamda 1929 Nisan’ında dönemin Millî Eğitim Bakanı Mustafa Necati’nin bizzat kaleme aldığı 1416 sayılı “Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanun” çıkarılmıştır. Böylece devlet dairelerinin, valiliklerin, belediyelerin, ticaret odalarının, iktisadi devlet kuruluşlarının, askerî okul ve kurumlarının yurt dışına öğrenci gönderme kuralları belirlenmiştir.

Avrupa’ya gönderilen ilk öğrenci grubunda yer alan Prof. Dr. Sadi IRMAK Avrupa’ya nasıl gittiğini ve o anki ruh hâlini şöyle anlatır:

“1924 yılı Ekim ayındaydık. Büyük Zafer’den sonra ATATÜRK iki girişimde bulunmuştu. İlki İzmir’de topladığı İktisat Kongresi ki ‘millî ekonomi’ sözü tarihimizde ilk kez bu Kongre’de ortaya atılmıştı. İkincisi Avrupa’ya ilk öğrenci kafilesinin gönderilmesidir. Bu ilk kafilede Avrupa’ya gitmek üzere 150 kişi başvurmuştu. Son derece sıkı bir eleme sınavı geçirdik. Konunun önemi şuradaydı: ölüm kalım savaşından henüz çıkmış ve binlerce derdi olan memlekette Avrupa ilmi ile temas ilk yılında yer alıyordu. Şimdi bu gruptan anımsayabildiğim, Suat Hayri, Burhan TOPRAK, Namdar Rahmi, Vildan AŞİR, Cemil Sena ve Necip Fazıl bulunuyor. Yola çıkacağımız gündü. Beni Berlin Üniversitesine yolluyorlardı. O zaman Berlin’e Balkanlardan ve Polonya’dan geçen bir trenle gidiliyordu. Trene bineceğim sırada bir telgraf müvezziinin ‘Mahmut Sadi’ diye avaz avaz bağırdığını duydum. Elime bir telgraf tutuşturuldu. İmza Millî Eğitim Bakanı’nındı. ATATÜRK’ün emri ile çekilmişti. İçinde unutamadığım şu cümle vardı.

Sizi bir kıvılcım olarak gönderiyoruz. Gür alevler olarak dönmelisiniz.

Hangi derse girsem hangi sınava çıksam kulaklarımda bu cümle çınlardı. Yol boyunca içimde alevden bir istek ve omuzlarımda dağlar gibi bir sorumluluk taşıyordum. Bu ses artık ömrüm boyunca beni bırakmayacaktı.”

Kaynak: http://www.anitkabir.tsk.tr/content/img/06_hizmetlerimiz/yayinlarimiz/Butun_Umidim_Gencliktedir.pdf

Hakkında istanbul1881

istanbul1881
İstanbul. Tek renkle ifade edilemeyecek kadar zengin, tek kokuyla anlatılmayacak kadar çekici ve asla kaybedilemeyecek kadar değerli... İstanbul 1881, İstanbul’un büyüleyici renkleri ve baş döndüren kokularını saygı duyduğumuz ve kaybetmek istemediğimiz tarihi değerlerle harmanlayarak yaratıldı. Ayrıntılı bilgi için tıklayın.

Lütfen kontrol edin

Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi ve Büyük Nutuk

Büyük Nutuk ve Gençliğe Hitabe  “1919 yılı Mayıs’ının 19’uncu günü Samsun’a çıktım. Ülkenin genel durumu …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.