Anasayfa / Atatürk / Atatürk’ün İnsan ve Kadro Yetiştirme Politikası
Mustafa Kemal Atatürk Fotoðraf ve Objeler

Atatürk’ün İnsan ve Kadro Yetiştirme Politikası

Atatürk’ün İnsan ve Kadro Yetiştirme Politikasına Yakından Bakış!

Atatürk, Osmanlı Devleti zamanında yetişmiş eski kültürün değer yargıları ve anlayışlarıyla şekillenmiş kadrolarla Cumhuriyeti kurmuştur. Yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin yapılandırılması, kurumları, felsefesi ve özellikle kadrosuyla oluşup, olgunlaşmasında Atatürk’ün en büyük vasıflarından birisi ortaya çıkmıştır. Bu da yetiştirmesi ve yetişen insanları bir ideal etrafında toplanıp, istihdam ederek, sevk ve idaresindeki başarısıdır.

Atatürk’ün bu özelliğini anlayabilmek için kendisinin nasıl yetiştiğine, hangi ortamlardan etkilendiğine iyi bakmak, insan yetiştirme ve kadro politikasının temel özelliklerini ve oluşum biçimini iyi irdelemek gerekmektedir.

Eski kültürümüzde kişiler sadece okuldan, mektepten yetişmezdi. Bazen özel ortamlar, mürebbiyeler, muallimler, manevi çevreler de bu eğitimde farklı bir perspektif kazandırırdı. 2. Abdülhamid döneminde sistem zayıflamış ve padişah kendi ağzıyla bunu şöyle ifade etmiştir: ‘Adam yetiştirmek kolay değil!’. Ve ilave etmiştir: ‘Eskiden vezirler, ekabir, hayır erbabı konaklarının büyük kısmını yetişmeye kabiliyetli gençlere ayırırlardı’. Bilhassa kendi memleketlerinden istidatlı, elinden tutmaya değer gençleri getirerek manevi pederlik yaparlarmış.

Yakın Çevre ve Çekirdek Grup

Mustafa Kemal bu dönemin adamı olarak doğmuş, fikir dünyası Selanik ve Manastır şehirlerinde şekillenmiştir. Özellikle Manastır’daki askeri idadi hocalarından aldığı feyzle kendisini siyasi çalışmaların içerisinde bulmuştur. Özellikle Ömer Naci, Namık Kemal ve Tevfik Fikret gibi şair ve fikir adamlarından etkilenmiştir.

Harp Okulu’nda kurmaylık eğitimi sırasında, Enver, Fethi Okyar, Cafer Tayyar, Ali Fuat Paşalarla aynı ortamlarda bulunmuştur. 1904 yılındaki mezuniyetinden sonra tayin edildiği Şam’da ‘Vatan ve Hürriyet’ Cemiyeti’ni kurmuştur. 2. Abdülhamit’e karşı muhalefet hareketinin öncüsü İttihat ve Terakki’ye dahil olmuştur.

Bütün bu örgütsel çalışmaların yanı sıra Mustafa Kemal’in kendini yetiştirmeye özel önem verdiğini ve farklı zamanlarda bulunduğu İstanbul, Sofya ve Karlsbad’ta özel dil dersleri aldığı bilinmektedir. Sadece kendini yetiştirmekle kalmayıp, özellikle Makedonya’daki hemşehrileri başta olmak üzere, ‘yakın çevre’ ve ‘çekirdek grubu’ inşa etmiştir.

Mustafa Kemal ayrıca doğu cephesindeyken ‘manevi evlat’ almaya başlamış, Van’dan, Bitlis’ten evlat edindiği 8-10 yaşlarındaki çocuklarla ilgilenmiş ve onların iyi eğitim almalarını sağlamıştır. 1916 yılında yılında yanına aldığı İhsan ve Ömer adındaki iki yetimi yetiştirmek üzere yanına aldığını, Mehmet Emin Yurdakul’dan şiirler ezberlettiğini ve oradaki memurlardan özel dersler verdirttiği notlarında yer almaktadır.

Mustafa Kemal’in farklı zamanlarda evlat edindiği 9 çocuktan erkekler dışında, Afet İnan, Sabiha Gökçen gibi Cumhuriyet’in önemli kadınlarını saymak yerinde olacaktır.

Mustafa Kemal bir taraftan kendi başına adam yetiştirmekle uğraşıp, bir yandan da zamanın devlet kadrosu hakkında özel araştırma yapmıştır. 1918 yılında tedavi gördiği Avusturya Karlsbad’ta tuttuğu hatıra defterinde ‘Rical-i Devletimizin Memleket Hakkındaki Vukufları’ başlıklı bir bölümün bulunması buna örnektir. Yıldırım Orduları Cenup Komutanlığı’ndan ayrılıp İstanbul’a geldiğinde Pera Palas’ta, Şişli’deki evinde gerçekleştirdiği toplantılarda birebir iletişimde olarak, yakından tanımaya çalışmıştır.

14 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal arkadaşı Ali Fethi Okyar’a Samsun’a beraber çıkacağı ekibin isimlerini verir. Fethi Bey, ‘Hepsi böylesine bir emek için seçilmiş değerli arkadaşlardır’ şeklinde kanaatini bildirir.

Eğitim ve Kültür Aktarımı Şart!

Atatürk’ün belki en güçlü tarafı, durum analizini çok isabetli yapabilmesi, kuvvetler dengesini iyi tahsil edebilmesidir. Birlikte istişare ederek yol aldığı arkadaşları, yetiştirdiği kişiler ve idaresinde kültürünü aktardığı kimselerle yol almıştır.

Mustafa Kemal’in 1 Mart 1922’de yaptığı meclis konuşmasındaki pasaj ‘eğitim’ konusundaki fikirlerini ortaya koymaktadır:

Hükümetin en verimli ve en önemli görevi, milli eğitim işidir. Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize görecekleri öğrenim sınırı ne olursa olsun, her şeyden önce Türkiyenin bağımsızlığına, kendi benliğine, ulusal geleneklerine bağlamak; düşman olan bütün unsurlarla savaşmak, mücadele etmek gereği öğretilmelidir.’

Kaynak: Atatürk’ün Cumhuriyet’in İlanından Sonraki Hedefleri, Yrd. Doc. Dr. Haluk Dursun

Hakkında istanbul1881

istanbul1881
İstanbul. Tek renkle ifade edilemeyecek kadar zengin, tek kokuyla anlatılmayacak kadar çekici ve asla kaybedilemeyecek kadar değerli... İstanbul 1881, İstanbul’un büyüleyici renkleri ve baş döndüren kokularını saygı duyduğumuz ve kaybetmek istemediğimiz tarihi değerlerle harmanlayarak yaratıldı. Ayrıntılı bilgi için tıklayın.

Lütfen kontrol edin

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 100. Yaşı Dünyaca Kutlandı!

1981 yılında UNESCO’dan Atatürk için Anlamlı Kutlama… ATATÜRK, dünya çapında, uluslararası düzeyde önem ve değer …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.