Anasayfa / Atatürk / Atatürk’ün Nutuk Eserindeki Bilinmeyen Geçekler: Nutuk Yıldızı Projesi – 2

Atatürk’ün Nutuk Eserindeki Bilinmeyen Geçekler: Nutuk Yıldızı Projesi – 2

Nutuk Yıldızı Çalışmamızın bazı özet noktalarını sizlerle paylaşmaya devam ediyoruz:

Nutuk Nasıl Yazıldı? (devamı)

Nutuk yazılırken Mustafa Kemal’in nasıl bir tempoda çalıştığını veciz bir şekilde anlatanlardan biri de Falih Rıfkı Atay’dır:

‘Kalp spazmı onu bu tempoda yakalar. Sigara ve kahveye ara verilir, üç gün sırt üstü yatarak zar zor atlatılır. Nutuk’u Çankaya Köşkü’nde yazmaktaydı. Ankara Belediyesi’nin bir Ermeni yurttaştan satın alıp Gazi’ye hediye ettiği köşk, üç oda bir salondan ibaret eski bir bağ eviydi. Yağmur yağdıkça tavanı akardı. Akan yerlere leğenler konmuştu. Akmayan bir köşeye konan bir koltuğa oturmuş, yanı başında su dolu bir leğen, elindeki pamuğu suya batırıp gözüne örtüyordu. Böylece rahatlamaya çalışarak Nutuk’u dikte etmeye devam ediyordu.

Yorgunluktan gözlerini açamaz hale gelmişti. Nutuk’u dikte ettiği yaverler her sekiz saatte bir değişiyor, o ise yerinden kımıldamıyordu. Aralıksız 32 saat çalıştığı olmuştu.

Yılmadan, yorulmadan bir maratonu yaşamak!

Çalışma odasında yarı ayaküstü, yarı oturarak ve yüzlercesi arasından vesikalar ayırarak Nutuk’unu dikte ederdi. Yorulan değişirdi. Bir defasında pek genç bir arkadaş baygınlık geçirmişti. Akşama doğru bir banyo aldıktan sonra, hiç dinlenmeden sofraya inerdi. O gün yazdıklarını bize okur veya okutur, hadiseler üzerinde bir muhakemeyle tartışmalar yapardı.’

Prof. Dr. Afet İnan’a göre ise “Atatürk, Büyük Nutuk’u belgelere ve o devrede sorumlu kişilerden aldığı notlara dayanarak yazmış, fakat aynı zamanda arkadaşlarının eleştirilerini de dikkate almıştır. Yalnız Atatürk’ün bütün yazılarında kendine has uslubu ve fikirleri hakim olmuştur.”

Nutuk Nasıl Okundu?

Mustafa Kemal Paşa’nın Cumhuriyet Halk Fırkası Kongresi’nde önemli bir nutuk söyleyeceği daha önceden kamuoyuna duyurulmuştur. Kongre toplanmadan iki gün önce çıkan gazetelerde bu konuya değinilmiş ve hatta Nutuk’un günde kaç saat okunarak kaç günde biteceğine dair tahminler bile yapılmıştır. Dolayısıyla kamuoyu böylesi bir hitap için hazır hale getirilmiş ve istenen ilgi uyandırılmıştır.

Milliyet Gazetesi’nin 14 Teşrin-i Evvel (Ekim) nüshasında, birçok murakıbın nutku dinlemek için trenle Ankara’ya gittiği vurgulanmıştır. Nutuk’un söyleneceği 15 Ekim 1927 Cumartesi günü saat 10.00’da toplanacak bu kongreye büyük ilgi gösterilmiştir.

Halkın Büyük İlgisi ve diğer katılımlar…

Halk, Mustafa Kemal Paşa’yı görebilmek için meclis önünde yoğun bir kalabalık oluşturmuş, milletvekilleri, elçiler, üst düzey bürokrat ve askerler kongreye katılmışlardır. İtalya, Sovyet Rusya, ABD, İngiltere, Yunanistan, Polonya, Bulgaristan, İsveç, İran başta olmak üzere birçok ülkenin çeşitli kademelerdeki temsilcileri de kongrede yerini almışlardır.

15 Ekim Cumartesi günü saat 10.00’a 5 kala Meclis’e gelen Atatürk, askeri bir tören ile karşılanmıştır. Kısa bir süre dinlenen Mustafa Kemal Paşa saat tam 10.00’da Meclis Salonu’na girmiştir. Üzerinde lacivert bir takım elbise bulunan Atatürk, yoğun alkışlar eşliğinde kürsüye gelerek başını hafifçe öne eğmiş ve dinleyicileri selamlayarak şöyle demiştir “Halk Fırkası’nın ikinci kongresi açıldı.”

Nutuk Nasıl Okundu? (devamı)

Daha sonra cebinden çıkardığı kırmızı kaplı küçük defterin sayfalarını karıştırarak defteri önüne koymuş ve önce kongrenin açılış nutkuna başlamıştır. Ardından da büyük nutkunun iradına başlamış ve altı gün boyunca bu konuşma devam etmiştir.

Burada “ikinci kongre” meselesi üzerinde durmak gerekmektedir. Aslında bu Cumhuriyet Halk Fırkası’nın ilk kongresidir. Zaten basın kongreye başlamadan önceki günlerde bunun birinci kongre olduğunu yazmıştır. Ancak Atatürk’ün burada yaptığı konuşmada ilk kongrenin Sivas Kongresi olduğunu söylemesi üzerine sayı değişmiş ve ikinci kongre ya da kurultay şeklinde yazılmaya ve söylenmeye başlanmıştır.

Mustafa Kemal Atatürk, 15 Ekim 1927’de 19 Mayıs 1919’dan Sivas Kongresi’ne kadar olan dönemi sunmuştur. Ertesi gün Ali Galip olayından başlayarak Amasya görüşmelerine kadar geçen süreci anlatmış,. 17 Ekim söylevi Amasya görüşmelerinden Büyük Millet Meclisi’nin açılışına kadar geçen devreyi kapsamıştır. 18 Ekim’de Meclis’in açılışından İkinci İnönü Savaşı sonuna kadar geçen olayları sunmuştur.

Beşinci günün gündemini İkinci İnönü Savaşı’ndan Lozan Barışı sonrasına kadar olan dönem oluşturmuştur. Atatürk 20 Ekim’de, altı gün boyunca 36 saat 33 dakika süren nutkunun son bölümünde, Lozan Barışı sonrası dönem üzerinde durmuştur. Atatürk’ün nutku toplumun her kesimine yönelik çok değerli mesajlar içermektedir.

Nutuk Olayına Yerli ve Yabancı Basın Nasıl Yer verdi?

1927 yılının Ekim ayında 36 saatlik söylevin ardından, o günün gazeteleri Cumhuriyet, Akşam, Milliyet, Vakit, Hakimiyet-i Milliye ve Anadolu başta olmak üzere birçok gazete Gazi’nin meclise gelişinden ayrılana kadar geçen süreci bütün detaylarıyla vermiştir. Basın Nutuk’un son derece önemli ve tarihi bir olay olduğuna dikkat çekerek, cumhuriyetin kuruluşunun iç yüzünün anlatıldığını yazmıştır. Haberlerde tarihi birçok olayın gün yüzüne çıktığı, Türkiye Cumhuriyeti’nin yeni temellerinin oluştuğu ve artık yol haritasının belli olduğu görüşleri yer almıştır.

Nutuk’un yabancı basın tarafından büyük bir ilgiyle takip edildiği o günkü sayılarına bakıldığında kolayca anlaşılmaktadır. Bu gazetelerden bazıları Avusturya’dan Neue Freie, Fransa’dan Le Quotiden ve Fransız Bülteni, Le Temps, L’avenur ve Les Debats, İngiltere’den The Times, The Daily Mail, The Daily Chronicle, The Daily Express ve The Daily Telegraph ile Japonya’dan Japan Advertiser’dır.

Medyaya Yansımalar…

The Japan Advertiser “Kemal’in Nutku Beş Gün Sürdü, 700 Sayfa” başlıklı haberinde bu söylevin hem uzunluk hem karakter bakımından Türk geleneklerine uymadığının altını çizmiş ve Türk tarihinde birçok asırda en dikkate değer olaylardan birinin ayrıntılı bir raporu olduğunu vurgulamıştır. Gazete Nutuk’un son derece önemli bir tarihi ve siyasi belge olduğunu da vurgulamıştır.

İngiliz The Times 21 Ekim 1927 tarihli nüshasında, Mustafa Kemal Paşa’nın hitabet gücüne vurgu yaparak, 6 günlük nutkun sonunda bir hatip olarak da kendini kanıtladığını yazmıştır. Bu uzun konuşmayı ABD Başkanlarının kongre konuşmaları ve İngiliz Kraliyet memurlarının yaptığı detaylı politik yorumlar ile kıyaslayarak, Mustafa Kemal’in konuşmasının yanında onlarınkinin son derece kısa olduğunu kaydetmiştir. Ayrıca Gazi’nin nutku okurken sesinin kısıldığını ve gençlere cumhuriyete sahip çıkmalarını salık verdiğini vurgulamıştır.

Nutuk’taki Dil ve Üslup

Nutuk, ilk kez söylendiği ve kaleme alındığı 1927 yılının dil ve anlatım özelliklerini taşır. Çok ağır olmayan bir Osmanlıcanın kullanıldığı Nutuk’ta betimlemeler ve vurucu kelimeler dikkat çekmektedir. Kelime hazinesi bakımından oldukça zengin olan Nutuk, uzun birleşik ve girişik cümlelere karşın akıcı bir anlatıma sahiptir. Ayrıca dil kullanılırken anlatılan duruma göre bazen kısa ve keskin tümceler bazen de uzun ve hareketli söyleyişlere yer verilmiştir.

Çeşitli kelime türleri ile bunların cümlelerdeki yayılış oranları ve anlatım şekilleri arasında olayların niteliğine denk düşen bir uyum göze çarpar. Nutuk’ta yüzde 58 Arapça, yüzde 30 Türkçe, yüzde 6 Farsça ve yüzde 6 oranında diğer diller yer almaktadır. Nutuk içinde barındırdığı sözcüklerle nasıl bir dünya görüşü ve yaşam felsefesi ortaya koyduğunun da ipuçlarını verir. Örneğin en çok kullanılan sözcükler; “millet, devlet, vatan, Anadolu, memleket, istiklal, ordu, vahdet, tesanüd, yekvücut, meşru ve hukuk” gibi kavramlardır. Bunun yanı sıra 425 defa “ben” ve 139 defa da “biz” zamiri kullanılmıştır.

Öte yandan Mustafa Kemal’in yeni devletin ulusal bir temele oturduğunu gösteren en önemli belgesi “Türk” kavramını 182 defa kullanmasıdır. Türk Milleti’nin geçmişte yaşadığı zorluklara göndermeler yapılırken, onun için “zavallı, mağdur, mazlum, bedbaht” gibi sıfatlar kullanılır; ancak bunun aksine “büyük ve necip, kavi, asil, civanmert, asalet ve şecaatte benam olan” gibi son derece övücü sıfatlar da kullanılmıştır. Nutuk’tan çıkartılacak olan en önemli savlardan biri de yeni devletin siyasi rejimine ait belirlemedir. Nutuk’ta 128 defa “cumhuriyet” kavramını kullanması bu bakımdan önemlidir. Orhan Çekiç’e göre Nutuk, 192 bin 240 kelimeden oluşmaktadır.

Nutuk Kaç Dile Çevrildi?

Nutuk dünyada büyük ilgi görmüş ve yabancı dillere çevrilmiştir. İngilizce, Almanca, Fransızca, Rusça, Bulgarca, İtalyanca ve Kırgızca’ya çevrilen bu eser yayımlandığı günden günümüze kadar her dönemde Türkiye Cumhuriyeti’nin himayesinde gerçekleşmiştir. Bu durum esere resmi bir hüviyet kazandırmıştır.

Nutuk’un Almanca çevirisi 1928 yılında iki cilt halinde “Dienenue Turkie 1919-1927” başlığı ile çıkmıştır. Nutuk’un Rusça dışındaki yabancı dillerde yayınlanması işi Almanya’nın Leipzig şehrindeki K.F. Kohler yayınevine verilmiş, kitabın Almanca, Fransızca ve İngilizce baskıları bu yayınevi, Rusça baskısı ise Sovyetler tarafından gerçekleştirilmiştir.

Nutuk’un “Put Novoy Turtsiyi – Yeni Türkiye’nin Yeni Yolu” adı ile yayınlanan Rusça çevirisinin “sunuş” yazısında, “Bu eser, Türkiye’nin bu zamana kadar öğretilmemiş Milli Kurtuluş Mücadelesi tarihine ait pek çok enteresan bilgi ihtiva etmektedir” denilmektedir.

Nutuk’un basılması…

Nutuk okunduktan sonra hemen basılması için çeşitli girişimlerde bulunulmuştur. Mustafa Kemal Paşa ile Türk Tayyare Cemiyeti arasında yapılan sözleşme ile Nutuk’un bütün baskı ve dağıtım işi bu kuruma verilmiştir. Bilal N. Şimşir’in 1977 yılında Nutuk’un 50’inci yılı münasebetiyle yazdığı bir yazıya göre Nutuk, 1928 yılının ilk yarısında birinci baskıda 50.000 ve ikinci baskıda 50.000 adet olmak üzere, her bir kitap numaralı olmak kaydıyla toplam 100.000 adet basılmıştır.

İlk kez Arap harfleriyle 1927’de metin ve vesikalar ayrı birer cilt halinde basılmasına karşın daha sonra 1934’te üç cilt olarak Latin harfleriyle basılmıştır. Bunun dışında Bilal Şimşir’in Paris Büyükelçiliğiyle yapılan bir yazışmadan derlediği bilgiye göre 1928 yılında 2.000 adet lüks baskı yapılmıştır. Şimşir’e göre son derece lüks olarak basılan 10 adet nüsha ise, Türk Matbuat tarihinde bir ilk olarak kabul edilen tasarım, baskı ve cilt özellikleri taşımaktadır.

Özel Basımlar…

Bu 10 kitabın 6’sı özel bir kutu içinde Mustafa Kemal Paşa’ya, Büyük Millet Meclisi Reisi’ne, Erkan-i Harbiye-i Umumiye Reisi ile paşalara (Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanlarına) ve İnkılap Müzesi’ne verilmiştir. Bu kitaplardan yalnız 4 tanesinin 500’er liradan nadir kitap meraklılarına ve koleksiyon sahiplerine satılacağı belirtilmiştir. Ayrıca yine değişik özelliklerdeki lüks baskıları da mevcuttur. Bunlar, 49 adet Japon kağıda basılmış ancak kutusuz ve meşin ciltli olarak satışa sunulmuştur.

Hakkında istanbul1881

istanbul1881
İstanbul. Tek renkle ifade edilemeyecek kadar zengin, tek kokuyla anlatılmayacak kadar çekici ve asla kaybedilemeyecek kadar değerli... İstanbul 1881, İstanbul’un büyüleyici renkleri ve baş döndüren kokularını saygı duyduğumuz ve kaybetmek istemediğimiz tarihi değerlerle harmanlayarak yaratıldı. Ayrıntılı bilgi için tıklayın.

Lütfen kontrol edin

Kurban Bayramımız Kutlu Olsun…

İyi Bayramlar Dileklerimizle!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.