Anasayfa / Atatürk / Atatürk’ün Vizyonu ve

Atatürk’ün Vizyonu ve

Atatürk’ün vizyonunu açıklamak adına, Prof. Dr. Hikmet Özdemir’in Atatürk’ün Liderlik Sırları Kitabı’na göz gezdiriyoruz:

atatürk

Vizyon Nedir?

‘Vizyon, bir gelecek anlayışıdır. Bugünün yeteneğinin ötesine geçen, bugün ile yarın arasında entelektüel bir köprü kuran, geçmişi ya da statükoyu onaylamaya değil, ileriye bakmaya temel olan, tasavvur edilmiş bir olanaktır. Vizyonun gücü; lidere, pozitif eylem; gelişme ve dönüşüm için bir temel sağlamasından kaynaklanır.

Karanlıkta fener olabilmek için vizyon, geleceği insanların kolayca kavrayabileceği şekilde tasvir etmelidir. İnsanların operasyonel anlamda kolayca anlayabileceği basitlikte bir başarı konsepti içermeli; insanlar da bunu örgüt içindeki rollerine ve işlerine uygulayabilmelidir. Bu başarı konseptinin nicel olarak ölçülebilir olması gerekmez. Ölçülebilir olsa da, insanların onu başarmanın ne anlama geldiğini anlayacağı şekilde ifade edilmelidir.

Atatürk’ün en önemli özelliği, düşündüklerini hayata geçirebilme yani aksiyon alabilme özelliğidir. Atatürk, eylemlerini uzun boylu düşünmüş ve düşüncelerini de harikulade bir şekilde ifade etmeyi becermiştir.

atatürk

Prof. Tarık Zafer Tunaya’nın anlatımıyla;

‘’Onlar (Mustafa Kemal Ekibi), Osmanlı kader çizgisinde sıralanmış tüm sorunları reddetmişlerdir. İlk işleri, tarihin saptadığı kurtuluş yolunu keşfetmekti(r).’’

Mustafa Kemal, dönemin Harbiye Nazırı Şevket Turgut Paşa’nın İstanbul’a dönmesi yolundaki çağrısına yanıt bile vermemiştir.

Bu nedenledir ki 22 Haziran 1919 tarihli ‘’Amasya Tamimi’’ milli direnişin hedeflerini ve araçlarını saptayan ilk ‘’milli’’ strateji belgesi olarak kabul edilmiştir.

Mustafa Kemal Paşa, sertlik yanlısı politikanın sözcüsü ve uygulayıcısı konumundadır; bu doğrudur. Fakat unutulmamalıdır ki, Mustafa Kemal Paşa ve onunla birlikte olanlar, başta İngiltere olmak üzere işgalci devletlerin Türkiye’ye zorla dayattıkları bir sertlik politikasına karşılık olmak üzere tek seçenek olarak ‘’sertlik’’ çizgisinde bir ulusun ölüm-kalım savaşını örgütlemek ve kazanmak zorunda kalmışlarıdır.

Tekalif-i Milliye emirleri, liderin vizyon gücünü gösteren bir uzak görüşlülüktür.

Türk İstiklal Savaşı’nın başkomutanı ve Türkiye devletinin kurucusu Mustafa Kemal Paşa’nın, ‘’uygun zaman ‘’ ve en iyi pozisyonla Anadolu’da bir görece tayin edilmesi ve vakit geçirmeksizin, ulusuna ‘’sonsuz bir güven’’ duyarak ‘’ihtilal’’ hazırlığına başlaması ve nihayet zaferden sonra sürdürdüğü ‘’kararlılık’’ öğesi asıl belirleyici yanını oluşturmuştur. 

atatürk

Vizyon ve Liderlik…

Prof. Dankwart Rustow’a göre, Osmanlı İmparatorluğu’ndan Türkiye Cumhuriyeti’ne geçiş süresinde Mustafa Kemal’in oynadığı rol, Max Weber’in terimi ile karizmatik niteliktedir. Max Weber, karizmatik liderin taraftarlının gözünde ortalama insanların üstünde yer alan, onların yararına mucizeler yaratmaya muktedir kişi olduğunu söylemiştir. Karizma, geniş bir duygululuk, aktif bir enerji ve herkese karşı mesafeli davranış gibi kişisel niteliklerin meydana getirdiği senteze kısmen dayanmaktadır. 

General Fahri Belen’in vurguladığı bir gerçek önemlidir:

‘’Her general kuvvetli bir stratejist olamaz. Bu bir kabiliyettir ki asker olmayan devlet adamlarından da büyük stratejistler çıkmıştır. Bir stratejistin dünya olaylarına iyi nüfuz etmesi, uzağı görmesi, olayları vaktinde kavrayıp fırsatları kaçırmaması lazımdır.’’

atatürk

Falih Rıfkı Atay, Çankaya’da şunları yazmaktadır:

‘’Atatürk’ün askerlikte ve inkılapçılıkta başarı sırlarından birincisi tam zamanı beklemek, ikincisi fırsatı kaçırmamaktı(r). İlk defa Erzurum’a gittiği vakit halka mukaddes saltanat ve hilafet makamlarını yabancıların baskısı altından kurtarmayı başlıca hedefleri arasında göstermişti(r). İnkılapçılık davalarında hiçbirini zafere kadar kimseye sezdirmemiştir.

‘’Fakat Vahdettin bir düşman zırhlısı ile İstanbul’dan kaçınca padişahlığı kaldırmak için eline geçen bu fırsatı bir gün bile kaçırma(mıştır). ‘’

Mazhar Müfit Kansu’nun Atatürk’ten aktardığına göre; ‘’Bir işi zamansız yapmak, o işi başarısızlığa uğratmak olur.’’

‘’Herhangi bir zorluk önünde kaldığım zaman benim yaptığım iş şudur: Vaziyeti iyice belirlemek, sonra bu vaziyet karşısında alınacak tedbirin ne olduğuna karar vermek. Bu kararı bir kere verdikten sonra artık acaba yapayım mı, yapmayayım mı diye tereddüt etmemek, tereddütsüz kararı uygulamak! Ve başaracağıma inanarak uygulamak!’’

Gerçek Liderlik…

Atatürk, gerçek bir liderdir:

‘’(Gerçek lider) herkesin hareketsizlik içinde ne yapacağını bilmediği anda, en uygun zamanda, en akılcı ve gerçekçi çareyi bularak, süratle hareket edebilen insandır.’’

Fransız Prof. Paul Dumont, Mustafa Kemal başlıklı monografisinde potansiyel lider adayları ve Mustafa Kemal’in tutumuyla ilgili olarak şunları yazmıştır:

‘’Mustafa Kemal tecrübeli bir generalden daha üstün vasıflara sahiptir. Daha ilk yıllarında üstün nitelikli bir insan yöneticisi olduğunu göstermiştir. İnatçı ve kararlı şana susamış bir kişi olarak görüleri isabetli ve büyük askerlere has süratli bir muhakeme kabiliyeti vardır.

Kendisine itaat ettirmekte asla sıkıntı çekmemiştir. Kendine saygı telkin ettiren bir kişilik sahibidir. Emredici, kırıcı, intikamcı göründüğü olmaktadır. Ama şartlar gerektiğinde kadife eldivenli olmasını ve yumuşaklık ve incelikle de hareket etmesini bilmektedir.

Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Atatürk’ün ‘’derin bir muhakeme’’, ‘’isabetli bir görüş’’ ve ‘’cüretli bir karar verme kabiliyeti’’ diye ifade ettiği vasıflarını ‘’yüzde 80 askerlik mesleğine borçlu olduğunu’’ yazmıştır.

Atatürk, doğuştan gelen nitelik ve yeteneklerini yaşamı boyunca sürekli geliştirmiştir:

Olağanüstü Örgütçülük…

Dr. Andrew Mango önemli bir saptamada bulunmuştur:

‘’Mustafa Kemal’in yurttaşları arasına az bulunur bir niteliği vardı. Öncelikleri açık seçik kavrama yeteneğine sahip, olağanüstü bir örgütçüydü.

Prof. Dankwart Rustow, Atatürk’ün liderlik sırları açısından örgüt adamlığı boyutunu şöyle açıklamıştır:

‘’(…) Kemal’in kendisi kudretinin dayandığı kişisel ve karizmatik temel konusunda son derece ihtiyatlı davranıyordu. Anadolu’ya çıkmadan önce, İstanbul’da altı ay görüşmelerde bulunmuş ve her şeyi isyan, iç savaş ve karizmaya yol açacak bir hareket tarzından kaçınacak biçimde düzenlenmişti.

Anadolu’da, Padişaha karşı doğrudan eyleme geçme durumunu mümkün olduğu kadar geciktirerek, uzlaşma olanağını açık tutup, bu yönde olumlu öneriler de yaptı. Böylece ihtilale gönülsüzlüğünü ve çok ihtiyatlı bir (lider) olduğunu kanıtladı. (…) 

Kaynak: Atatürk’ün Liderlik Sırları, Prof. Dr. Hikmet Özdemir

 

Hakkında istanbul1881

istanbul1881
İstanbul. Tek renkle ifade edilemeyecek kadar zengin, tek kokuyla anlatılmayacak kadar çekici ve asla kaybedilemeyecek kadar değerli... İstanbul 1881, İstanbul’un büyüleyici renkleri ve baş döndüren kokularını saygı duyduğumuz ve kaybetmek istemediğimiz tarihi değerlerle harmanlayarak yaratıldı. Ayrıntılı bilgi için tıklayın.

Lütfen kontrol edin

Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi ve Büyük Nutuk

Büyük Nutuk ve Gençliğe Hitabe  “1919 yılı Mayıs’ının 19’uncu günü Samsun’a çıktım. Ülkenin genel durumu …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.