Anasayfa / Sanat / Resim / Aynalardan Tuvale Yansıyan Bir Yaşam: Frida Kahlo

Aynalardan Tuvale Yansıyan Bir Yaşam: Frida Kahlo

‘Rüyaları ya da kabusları asla resmetmedim. Resmettiklerim benim kendi gerçeklerimdi.’

 

Yaşamıyla dillere pelesenk olmuş büyük ressam Frida Kahlo’nun hikayesi ölümünün üzerinden altmış iki yıl geçse de ilgi çekmeye devam ediyor.

Kahlo, 1907 yılında Mexico City’nin güneyindeki bir kasabada dünyaya geldi. Dünyaya geldiği günden itibaren hayat, O’na pek iyimser davranmayıp acı sürprizler hazırladı.

6 Temmuz gerçek doğum günü olmasına rağmen O, kendisini Meksika Devrimi sayesinde yeniden doğan Meksika’nın doğuşuyla bir tutmuştur. Nitekim de hayatın O’na sundukları adeta küllerinden doğar gibi yeniden yeniden doğmasını sağlayacaktır.

İlk sürpriz altı yaşında geçirdiği çocuk felcidir. Bu felç, bacağında bir hasar bırakmıştır. Bu nedenle kendisine ‘Tahta Bacak Frida’ lakabı takılmıştır.

Aynalardan-Tuvale-Yansiyan-Bir-Yasam-Frida-Kahlo-1

İçindeki ‘farklı kadın’ dönemin en iyi okullarından biri olan ‘Ulusal Hazırlık Okulu’ sayesinde sanat, edebiyat, felsefe gibi alanlarla buluşmuş, ruhunu besleyerek büyütmüştür.

Bu okulda eğitim gören Alejamdro Gomez Arias, Jose Gomez Robleda, Alfonso Villa gibi nitelikli insanların da Frida’ya katkısı oldukça fazladır. Nitekim bu isimler büyüdüklerinde Meksika düşün yaşamının önemli isimleri olacaklardır.

Okul yaşamı, onun güçlü kimliğini besledi. Kendini her alanda yetiştirmeye devam etti. Ancak 18 yaşına geldiğinde hayat ona ikinci kez kötü bir sürpriz sundu. Okuldan eve döndüğü bir gün içinde bulunduğu otobüs, bir tramvayla çarpıştı. Kazada yaşamını kaybeden birçok insan vardı. Frida’nın başına gelen ise en korkutucu senaryolardan bile daha ürperticiydi. Trenin demir çubuklarından biri Frida’nın sol kalçasından girip leğen kemiğinden çıkmıştır. Yaşadığı bu feci kaza sonucunda 32 kez ameliyat olmuş ancak hiçbir zaman tam olarak iyi olmamıştır. Çocuk felci nedeniyle sakat olan ayağı da bu süreçte kangren nedeniyle kesilmiştir.

Kaza anını ‘Tuhaf bir çarpışmaydı bu; şiddetli değil, ağır ve yavaştı, herkesi sarstı, beni daha çok sarstı. İnsanın, çarpışmanın farkına vardığı, ağladığı doğru değil. Gözümden tek damla yaş akmadı ve demir çubuk, kılıcın boğayı delmesi gibi beni de deldi geçti.’ sözleriyle tasvir etmiştir.

Ruhu farklıydı ve ifadelerine de yansıyordu bu farklılık.

Frida, bu kazadan sonra korselerle dindirmeye çalıştığı acılarını ailesinin önerisiyle başladığı resimle dindirmeye başlar. Yatağının tavanına bir ayna asılmasını isteyen Frida, bu aynadan yansıyan görüntüsünü çizerek resim sanatına başlar.

Aynalardan-Tuvale-Yansiyan-Bir-Yasam-Frida-Kahlo-2

‘Yaşamım boyunca kaç korse kullandım? Kabaca otuz diyebilirim. Onları süsledim; boyalarla, küçük kumaş parçaları yapıştırarak, renkli tüyler, minik ayna parçacıklarıyla süsledim onları.’ cümleleri sanatının başlama noktasının ifadesidir.

Bu kaza onun ‘oto-portre’ çizen ressam kimliğini oluşturmaya başlayacaktır.  O günleri şu sözlerle ifade eder:

‘Bir defa, seçme şansım yoktu. Ve aslında pek de önem vermeksizin resim yapmaya başladım. Böylece bana eziyet edip her an beni sorgulayacak, az kalsın kimliğimi elimden alacak olan aynadan görüntüyü çaldım.’

Yaptığı ilk resmin adı ‘Kadife Elbiseli Otoportre’dir.

Kadife-elbiseli-otoportre

Kazadan hemen hemen iki yıl sonra yürümeye başlayabilecektir Kahlo. Yürümeye başlar başlamaz hayata yeniden bağlanmasını sağlayan resim sanatının sanatçı çevresine yakın olmaya başlar. Bir süre sonra sanat ve politika çevresinden birçok dost edinir. Özellikle fotoğraf sanatçısı Tina Modotti ile birçok sanat davetine katılmaya başlar. Bu dostluğun yanında politikacı Julio Antonio Mella ile de siyaset üzerine yaptığı sert tartışmalarla sağlam bir dostluk kurmayı başarmıştır.

Frida, hayatının dönüm noktalarından birine daha gelmiştir. Tina Modotti sayesinde tanıştığı ressam Diego Rivera ile bugün bile konuşulan tutkulu bir aşk yaşamaya başladı. 1929 yılında evlendiklerinde insanlar, bedensel farklılıkları nedeniyle onların evliliklerini ‘fil ile güvercinin evliliği’ olarak tasvir etti. Tutkulu ve çalkantılı ilişkilerinde yer yer başka insanlarla da ilişki yaşıyorlardı. Frida’nın en sansasyonel ilişkisi Lev Troçki ile yaşadığı ilişkidir. Ancak Diego’nun bu ilişkiyi fark etmesi üzerine Frida, Lev ile ilişkisini sonlandırmıştır. Hatta Troçki’ye düzenlenen suikasttan sorumlu tutulanların arasında Frida da vardır ve bu yüzden sorguya alınmıştır. Bu sürede çalkantılı evliliği de sonlanır. Bu evlilikle de ilgili ‘Hayatımda geçirdiğim iki ağır kaza var. İlkinde tramvay beni ezip geçti, diğer kaza ise Diego’dur.’ Cümlesi ile Frida yaşadığı hayal kırıklığını ortaya koymaktadır.

Aynalardan-Tuvale-Yansiyan-Bir-Yasam-Frida-Kahlo-3

Hayatlarına bir dönem farklı insanlar girse de mektuplarında tutkulu aşklarının izlerine rastlamak mümkündür.

Diego Rivera’ma..

Seni sevmeye başlayalı çok uzun zaman oldu. Küçük bir kız çocuğu idim, seni sevmeye başladığımda. Şimdi ise bedeni çürümeye başlayan yaşlı bir kadınım. Bütün bedenler çürüyor aslında Diego’m. Eskiyor bütün bedenler.

Ama acı çeken yüreği var ise bir bedenin, daha hızlı çürüyor o beden.

Benim acı çeken bir yüreğim var Diego. Seni sevmeye başladığım o günden beri, acı çeken bir yüreğim var.

Beni anlamadın demeyeceğim. Beni anladın. Zaten en dayanılmaz acı buydu. Sen beni anladın. Anladığın halde canımı yaktın Diego…

Ben de seni anlamak istedim. Tüm hayatımı, hayatımın her bir zerresini seni anlamaya adadım. Sen nereye gittiysen, ben de gittim. Sen neye güldüysen ona güldüm. Sen kimi sevdiysen onu sevdim. Hangi kadınla seviştiysen o kadınla seviştim. Bende bulamadığın ve başka kadınlarda aradığın şeyi keşfetmek için, senin öptüğün kadınları öptüm. Dokunduğun kadınlara dokundum…

Senin sevmediklerini de sevdim ben Diego. Neden sevmediğini anlamak için, onları… sevdim !!! Ya da sevmeye çalıştım… İçimdeki, sana dair olan öfkeyi dindirmek için yaptım belki. Öfkem dinmedi Diego.

Her defasında körkütük aşık olarak, sana döndüm. Ya da aslında senden hiç gitmemiştim.

Seninle Amerika’ya gelmemi istediğinde, benim olduğunu sandım. En büyük yanılgım oldu bu belki de. Sen ne benim ne de başka bir kadının olamazdın. Kimseye ait olamazdın sen ! Ruhun buna izin vermezdi. Oysa ki ben, sana ait oldum hep. Yattığım tüm adamlar ile sana ait olarak yattım Diego. Acı çekerek seviştim onlarla…

Bir tek senin çocuğunu doğurmak istedim. Ah Diego’m.. Bu paramparça rahmimden nefret ettim, bebeğimizi tutamayınca. Söküp atmak istedim rahmimi. Sana çocuk doğurmayı beceremeyen bir organı taşımak yük oldu bana.

Kanlar içinde kaldığımda beyaz çarşaflar üzerinde, bana nasıl acıyarak baktığını gördüm. Nasıl korktuğunu, ölmemden. Sırf bundan ölmedim ben diegom. sen acı çekme diye. ve beni terk ettiğinde, o kanlar içinde kaldığım günkü acı dolu bakışlarına sığınarak, acılı mektuplar yazdım sana. Çaresizlik kokan, kadınlık onurumu ayaklar altına aldığım mektuplar yazdım. Bana acı ve geri dön istedim. Buna bile razıydım sevgilim.

Senin çirkin olduğunu söyleyen annemden nefret ettim. Sana benim gibi bakamayan herkesten. Senin güzelliğini görememelerini anlayamadım hiç…

Kurbağa sevgilim, Diego’m… Bana dünyanın en büyük acısını yaşattın sen. Gün be gün öldüm seni sevmeye başladığım ilk andan itibaren.

Ama sevgilim, bir daha gelseydim dünyaya yine seni severdim… Canlı canlı çürüyeceğimi bilerek!

 

Frida, sağlığının yıldan yıla bozulması nedeniyle hiçbir zaman çocuk sahibi olamamıştır. Çocuk sevgisini çizdiği resimlerle ve maymunlarıyla gidermiştir. Hatta ‘Maymunlarla Otoportre’ ve ‘Ben ve Papağanlarım’ adlı çalışmaları da çocuk sevgisinin yerine koyduğu hayvan sevgisini ifade etmektedir.

Aynalardan-Tuvale-Yansiyan-Bir-Yasam-Frida-Kahlo-4

Eserlerine gereken ilgi Frida hayattayken gösterilmemiştir. Her büyük sanatçıda olduğu gibi o da başarıyı yaşarken tadamamıştır. Ölümünün ardından, özellikle çizdiği otoportreler büyük ilgi toplamıştır. 143 eser bırakan sanatçının 55’i otoportre eser özelliği taşımaktadır.

Etkilediği ressamlar arasında Pablo Picasso da yer almaktadır. Picasso ‘Biz onun gibi insan yüzleri çizmeyi bilmiyoruz.’ diyecek kadar ona beğenisini sunmuştur.

Sanatçı ilk kişisel sergisini 1953’te açmıştır. Sergisini açtığı dönemlerde sağlığı oldukça kötüye gitmektedir. Öyle ki doktoru yatağından çıkmasını yasakladığı için kendi sergisine yatağıyla galeri salonuna taşınmıştır.

Aynalardan-Tuvale-Yansiyan-Bir-Yasam-Frida-Kahlo-5

Sanat dünyasının önemli müzelerinden Louvre Müzesi, Frida Kahlo’nun ‘Çerçeve’ adlı tablosunu satın alarak sanatseverlerin beğenisine sunmuştur.

Ömrünün son zamanları da hastalığı nedeniyle acı içinde geçmiştir. Akciğer embolisi teşhisiyle tedavisi devam etmiştir. Ölmeden birkaç gün önce günlüğüne düştüğü not bize veda niteliğindedir: ‘Çıkış yolunun güzel olacağını ve asla geri dönmeyeceğimi umarım.’

Aynalardan-Tuvale-Yansiyan-Bir-Yasam-Frida-Kahlo-6

Aynalardan-Tuvale-Yansiyan-Bir-Yasam-Frida-Kahlo-7

Kaynak: Frida Kahlo Aşk ve Acı, Rauda Jamis

Hakkında istanbul1881

istanbul1881
İstanbul. Tek renkle ifade edilemeyecek kadar zengin, tek kokuyla anlatılmayacak kadar çekici ve asla kaybedilemeyecek kadar değerli... İstanbul 1881, İstanbul’un büyüleyici renkleri ve baş döndüren kokularını saygı duyduğumuz ve kaybetmek istemediğimiz tarihi değerlerle harmanlayarak yaratıldı. Ayrıntılı bilgi için tıklayın.

Lütfen kontrol edin

Mazopotamya: Sümer, Akad, Babil ve Asur Sanatı

Mazopotamya: Sümer, Akad, Babil ve Asur Sanatı’na detay bir bakış Günümüzde Irak olarak bilinen bölgedeki …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.