Anasayfa / Atatürk / Fikret Dostu Atatürk

Fikret Dostu Atatürk

Türk milletinin kurtarıcısı Ulu Önder Atatürk, düşünce yapısının ve kişiliğinin oluşumunda birçok düşünürü,yazarı,şairi kendisine örnek almıştır. Bu aydın kişilerin başında da Tevfik Fikret gelmektedir.

Atatürk’ün daha öğrencilik yıllarında Tevfik Fikret okuduğu ve cephede dahi Tevfik Fikret’in kitaplarını bulundurduğu bilinmektedir. Birinci Dünya Savaşı’nda XVI. Kolordu Komutanlığını sürdürüyorken yazarın Rübab-ı Şikeste eserini yanından ayırmadığı ve şahsi kitaplığında da şairin Rübab- Şikeste ve Haluk’un Defteri eserlerinin yer aldığı bilinmektedir.

Mustafa Kemal, Tevfik Fikret’in düşüncelerinin ışığında yürürken ona vefa borcunu da Aşiyan’daki evini ziyaret ederek ödemek istemiştir.

Tevfik Fikret’in ölümünün üçüncü yılında, yanına aynı dönemin yazarlarından Süleyman Nazif ve Faik Ali’yi de alarak şairin müze haline getirilen evini ziyaret etmiştir. Müzedeki deftere hissiyatını belirten şu cümleleri yazmıştır:

‘Anma ziyaretinde bulunmakla kıvanç duyan Fikret dostları’

Fikret-Dostu-Ataturk-1

Kendini ‘Fikret dostu’ olarak niteleyen ölümsüz liderimizin Tevfik Fikret’i savunduğu da ilginç bir anısı vardır.

Mehmet Akif Ersoy’un ölümünde, ona resmi tören yapılmamasına bozulan bazı gençler, Atatürk’e kırgınlıklarını dile getirir. Atatürk, büyük bir dikkat ve hoşgörü ile gençleri dinler. Bir süre düşünür çünkü bu gençleri kırmak istemediği gibi, onlara yol gösterecek bir şairi hatırlatmayı da vazifesi saymaktadır. Bunun yanında şüphesiz Mehmet Akif Ersoy da önemli bir kalemdir. Atatürk, bu gençlere kendini doğru ifade etmek ve onlara yol göstermek istemiştir.

-Gençler, sorarım size; bu milletin ve memleketin şan ve şerefle medeni dünya milletleri arasında yaşayabilmesi için lazım gelen her şeyi yazan, düşünen ve hayatını feda edenlerin başında kim gelir?

Gençler cevap verir:

-‘Hamit.’

-Hayır.

-Namık Kemal

-Hayır

-Ziya Gökalp

-Hayır, bilemediniz.

Ve Atatürk, gençlerin yüzlerinin içine bakarak büyük bir heyecanla ‘Fikret be çocuklar, Fikret be çocuklar.’ der.

Çocuklar şaşkın şaşkın birbirine bakar. Çünkü Gazi Paşa onlara ‘Ferda’ ve ardından ‘Sis’ şiirini okumaktadır. Şiirleri okuduktan sonra gençlere bu şiirlerin analizini yapar, tane tane açıklar. Çocuklar oldukça etkilenir. Çocukların nefes almadan kendisini dinlediğini gören Atatürk ‘O, bizden çok ilerisini gören bir insandı. Ne yazık ki biz ona hala yetişemedik.’ Sözleriyle Tevfik Fikret’e ve düşüncelerine ne kadar önem verdiğini gösterir.

Fikret-Dostu-Ataturk-3 Fikret-Dostu-Ataturk-4

Tevfik Fikret’in hayat hikayesini anlatmadan önce Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyetini kurmadan önce Tevfik Fikret’in ‘hakkı üstün tutan, bilimi rehber edinen, çalışkan olmayı her daim öğütleyen, kadına insan olma onurunu kazandırmaya çalışan ve bütün ümidini gençliğe bağlayan şairin’ dizelerinin Atatürk’e rehber olduğunu söylemek yanlış olmaz. Çünkü Tevfik Fikret toplum sorunlarına –istibdat dönemi şairi olmasına rağmen- daima büyük bir ilgiyle yaklaşmıştır. Çağdaşlarının aksine o, toplumsal yapının bozulmasına neden olan rüşvet, adam kayırma, bağnazlık gibi konularına eserlerinde değinmiştir, hatta şahsi hayatını da bu ilkelere göre yürüterek eserlerindeki fikirlere gerçek yaşamında da tahammülü olmadığını göstermiştir.

‘Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak,

Yarın bakarsınız söner, bugün çatırdayan ocak,

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştaha sizin,

Doyuncaya, tıksırıncaya, patlayıncaya kadar yiyin.’

Dizeleriyle tavrını net bir şekilde ortaya koymuştur.

Peki Türk milletinin ışığı olan ölümsüz liderimiz Mustafa Kemal’i bu kadar derinden etkileyen şair Tevfik Fikret kimdir?

Tevfik Fikret 1867 yılında İstanbul’da doğmuştur. Gerçek adı Mehmet Tevfik’tir. İyi bir eğitim almış, Galatasaray Lisesinden mezun olmuştur. Yıllar sonra mezun olduğu okula öğretmen olarak atanmış, bir süre sonra da kurumun müdürlüğünü yapmıştır. Tevfik Fikret’in müdür olduğu dönemlerde öğrencilerin hiçbir disiplin suçu işlememesi ona dair anılarda yer almaktadır.

Öğretmenliğinin yanında şair kimliği ile Türk edebiyatına damgasını vurmuştur. Çünkü şiirleriyle Türk edebiyatının batılılaşmasında büyük rol oynamıştır. Şüphesiz bunda zamanın aydın isimlerinden Recaizade Mahmut Ekrem gibi önemli isimlerden ders almış olması da etkilidir.

Recaizade Mahmut Ekrem, Türk edebiyatının batılılaşmasının ilk adımı olan Tanzimat edebiyatının değerli bir kalemidir. Ancak dönemin şartları, onların bu edebiyatı devam ettirmesini engellemiştir. Bundan büyük bir üzüntü duysa da o sırada bilim dergisi olarak anılan Serveti Fünun dergisinin kapanmak üzere olduğunu duyması O’nda yeni umutlar doğurmuştur. Öğrencisi Tevfik Fikret ve arkadaşlarının edebi bir dergi kurmak istediğini bilen Recaizade Mahmut Ekrem derhal bu gençleri toplayarak Serveti Fünun dergisinde edebiyatlarını icra etmelerini sağlamıştır. Derginin yazı işleri müdürlüğüne Tevfik Fikret’i getiren R.M.Ekrem derginin kısa sürede bir edebiyat dergisine dönüşmesini sağlamıştır. Dergi, istibdat döneminde oluşmasına rağmen büyük ses getirmiştir.

Bu sürede evlenen ve Haluk adında bir de oğlu olan Tevfik Fikret, oğlunun doğumundan itibaren eğitimiyle yakından ilgilenmiştir. Haluk’un ileride Türk halkını aydınlatan biri olmasını arzu etmektedir. Ancak hayat, onun hayallerine ilk darbeyi Serveti Fünun dergisinin kapatılmasıyla ardından da iyi bir eğitim alması için yurt dışına gönderdiği oğlu Haluk’un Hıristiyanlığı seçmesi ile vurmuştur.

Fikret-Dostu-Ataturk-2

Bu iki olay onun hayatına büyük tesir etmiştir. Şair, kendini Aşiyan’daki evine adeta hapsederek kimseyle görüşmemiş, hatta zilini çalan insanlara pencereden Tevfik Fikret evde yok diyerek hayal kırıklığını onarmaya çalışmıştır.

Tevfik Fikret’in tüm bu yaşadıklarının dışında İstanbul modasına damga vuran bir başka özelliği ise tüm kıyafetlerini kendisinin tasarlamış olmasıdır. Çizimlerini kendisinin yaptığı kıyafetlerini eşi dikmektedir. Öyle ki Tevfik Fikret, giydikleriyle o dönemin moda akımını yaratmayı başarmıştır.

Sanatçı yaşadıklarına rağmen sanat yaşamının son dönemlerinde ‘Şermin’ adında hece ölçüsüyle bir şiir kitabı kaleme almıştır. Bu kitap, Türk edebiyatında yazılmış ilk çocuk şiir kitabıdır.

O’na dair bir başka ilginç anı da sol tarafında kimseyi yürütmemesidir. Bu durum adeta onun takıntısıdır. Bir gün bir dostu dayanamayarak nedenini sorduğunda sol tarafında kalbinin olduğunu, orada da eşinin yer aldığını ve kimsenin onun yerine geçmesine tahammül edemediğini söylemiştir.

Tevfik Fikret’e dair anlatılacaklar şüphesiz bu kadarla sınırlı değil. Bir başka yazımızda Tevfik Fikret ve Mehmet Rauf arasındaki ilginç bir hikayeye ve ‘Eylül’ romanına değineceğiz.

Atatürk’ün örnek aldığı bu değerli şairin sizin de rehberiniz olması dileğiyle…

 

Kaynakça: Öner Yağcı, Tevfik Fikret: Aydınlanmamızın Öncüsü

Kenan Akyüz, Tevfik Fikret

Hıfzı Topuz, Elbet Sabah Olacaktır

Niyazi Berkes, Türkiye’de Çağdaşlaşma

Şükrü Tezer, Atatürk’ün Hatıra Defteri

Hakkında istanbul1881

istanbul1881
İstanbul. Tek renkle ifade edilemeyecek kadar zengin, tek kokuyla anlatılmayacak kadar çekici ve asla kaybedilemeyecek kadar değerli... İstanbul 1881, İstanbul’un büyüleyici renkleri ve baş döndüren kokularını saygı duyduğumuz ve kaybetmek istemediğimiz tarihi değerlerle harmanlayarak yaratıldı. Ayrıntılı bilgi için tıklayın.

Lütfen kontrol edin

Ölümsüz Lider Mustafa Kemal’e Çocuklardan Mektuplar 2

Çocuklarımızdan, Gençlerimizden Atatürk’e Mektuplar! Bir yurt gezisinden dönüşte Çankaya Köşkü’ne gelen yüzlerce mektup arasından bir …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.