Anasayfa / Sanat / Edebiyat / Franz Kafka ve ‘Dönüşüm’ Romanı Üzerine

Franz Kafka ve ‘Dönüşüm’ Romanı Üzerine

Franz Kafka

Kafka’nın metinlerinde iki temel sorun vardır. Birinci sorun ‘Oidipusçu’ boyuttan kaynaklıdır. Babayla şiddetli çatışma Kafka’nın yazılarında açıkça mevcuttur. İkinci sorun Yahudi olması üzerinedir. Yahudi sorunu temel bir çıkış noktasıdır. Evrensel bir sorunsal içinde “yadsınmış – korunmuş” olarak ele alınır.

Kafka, yalnızca edebiyat için yaşamaktadır. Edebiyat onun takıntısı, varlık nedenidir. Düşkün bir dünyaya cevabıdır edebiyat.

franz-kafka

Kafka eserlerinde birey ile dünya arasındaki ilişkiyi koz olarak kullanmıştır.

Kafka’nın hiçbir eseri politik doktrine indirgenemez. Kafka söylem üretmez, kişiler ve durumlar yaratır ve eserinde duygular, tavırlar bir ruh hali yaratır.

Edebi eser, felsefi ya da politik doktrinler gibi soyut kavramsal sistem değildir. Edebi eser, kişilerin ve şeylerin somut hayali evrenidir.

Kafka’nın sosyalist eğilimleri çok erken kendini göstermiştir. Gençlik arkadaşı ve liseden dostu Hugo Bergmann’a göre genç Kafka görüşlerini sergilemek için ceketinin yaka deliğinde kızıl bir karanfil taşıyordu. Okuldaki son yıllarında (1900-1901) dostlukları biraz solmuştu çünkü “onun sosyalizmi de benim siyonizmim de çok güçlüydü” der Bergmann. Bu anlaşmazlıklar Germen milliyetçiliği karşısında aynı şekilde tepki göstermelerini engellemez. Her ikisinin de dahil olduğu Prag’daki Alman Öğrenciler Birliğinin bir toplantısında, tören sırasında “Ren’in Gözlemcisi” adını taşıyan Alman Halk müziği okunurken iki arkadaş ayağa kalkmaz ve bu tavır derhal kapı dışarı edilmelerine yol açar.

Kafka, Rus devrimine ilgi göstermiştir. Eylül 1921’de Milena’ya yazdığı bir mektupta, Bolşevizm’in “bedeninde, sinirlerinde ve kanında” yarattığı güçlü etkiden söz eder.

franz-kafka-1

Elias Canetti, bütün şairler arasında en büyük iktidar uzmanının Kafka olduğunu iddia eder. Çünkü Kafka’nın iktidarı bütün aşamalarıyla yaşamış ve şekillendirmiştir. Burada söz edilen iktidar ise büyük ölçüde sınırsız bir iktidara tepkiden kaynaklandığı açıklanır.

Babama Mektup” adını verdiği ve yazarın kişiliğini anlamak içi temel anahtarlardan biri olan bu etkileyici belgede Franz, babasının “despotik karakterinden” şikayet eder. Onu defalarca “zorba”yla ve “otokrat”la karşılaştırır ve “seninle aramızdaki sürekli asılı duran ve yargıcının da sen olduğunu ileri sürdüğün korkunç mahkeme”den şikayet eder.

Çocuk olarak kendi durumunu “yalnız benim için uydurulmuş kanuna tabi kölenin durumu” olarak tanımlar.

Babası hakkında “Yeryüzü haritasının serili olduğunu hayal ettiğim ve senin de bu haritanın bütün yüzeyi boyunca enlemesine yayıldığını gördüğüm olmuştur. Ve yalnızca senin kapsamadığın ya da senin erişemeyeceğin yerlerde yaşamanın bana uygun olduğu izlenimi edindim. Senin büyüklüğüne dair bendeki tasarım dikkate alındığında, bu yerler ne çok sayıdadır ne çok teskin edicidir.” ifadelerinde bulunur.

Gerçekten de Franz “babanın imparatorluğundan” mümkün olduğunca uzakta, edebiyat dünyasında bir sığınak bulmayı başarmıştır.

Aynı sorun takıntılı bir biçimde “Günlük”te  de yinelenir. Bu eserinde Kafka 1911 tarihli notunda babasına duyduğu nefreti dile getirir.

Babası Hermann Kafka, sürekli eleştirileriyle onu bunaltmakla kalmaz, ona “deli” muamelesi yapar ve eve bit getiren bir köpekle kıyaslar, hakaret eder.

Baba otoritesiyle çatışma onun kimliğinin kalıcı bir boyutu olacaktır. 1921 tarihli notunda yazarın ailevi savaş alanına dikkat çekmiştir. ‘Kısa süre önce, küçük bir çocukken babam tarafından yenildiğimi ve sabit bir şekilde yenilmişken, tüm bu yıllar boyunca ihtiras nedeniyle savaş alanını terk edemediğimi hayal ettim.

Aile ticarethanesindeki çalışanların babası tarafından kaba, adaletsiz ve keyfi muameleye tabi tutuluşunu Kafka şöyle yorumlar: “Bu durum bana mağazayı katlanılmaz kılıyor, senin karşındaki konumumu bana fazlasıyla hatırlatıyor. Bu nedenle ben ister istemez personelin tarafını tutuyorum.”

Elias Canetti, Kafka’nın daima aşağılananlardan yana olduğunu, temellerini güce dayandırarak yükselen her şeyden tiksindiğini ifade eder.

Kafka ‘Günlük’ adlı eserindeki birçok bölümde emekçilere duyduğu sempatiyi yansıtır. Bu işçi sınıfına yapılan kötü muameleyi kaldıramaz. Özellikle ailesine olan amyant fabrikasındaki işçilerin durumunu tarif edişinde bu açıkça hissedilir: ‘Dayanılmaz bir pislik’ ortamında çalışan, ‘aktarma kayışlarının ve makinelerinin bitmek bilmez gürültüsünün’ serseme çevirdiği, ‘en gülünç güce teslim edilmiş’ emekçilere ‘insan’ muamelesi yapılmaz, ‘onlara selam verilmez, onlara çarpıldığında özür dilenmez.’

Kafka, eserlerinde de tıpkı hayatında olduğu gibi çatışma halindedir. Eserlerini adeta ‘Baba zorbalığından kaçamayız ama onun emirlerine körcesine itaat etmek bir intihar biçimidir.’ görüşünü savunmak için yazar.

Kafka’nın eserlerinde otoriteye karşı çıkış ve cezalandırma mekanizması dışında dikkat çeken bir başka önemli unsur da ‘Yahudi’ sözcüğünü hiç kullanmamasıdır. Dolaylı olarak Yahudi düşüncesini işler ancak asla etnik köken belirtecek bir ‘soy ad’ kullanmaz.

Kafka’nın eserlerinde söz edilmesi gereken bir başka unsur da dünyaya yayılmış özgün anlatım biçimidir: ‘Kafkaesk Anlatım’

Peki nedir ‘Kafkaesk’ anlatım? Neden böyle bir adlandırılmaya gidilmiştir?

Kafkaesk anlatım, birçok dilde aynı şekilde anılan ‘korku, güvensizlik, yabancılaşma, umarsızlık, umutsuzluk, yalnızlık, dönüşüm’ gibi birçok kelimenin anlamının birleşmesinden doğar. Kafka, imgelerle örülü öyle bir dil oluşturmuştur ki bu kurmaca dünyanın anlatımı için ‘kendi dilini’ yaratmak zorunda kalmıştır. Böylece kimseye benzemeyen bu dil ‘Kafkaesk’ olarak adlandırılmıştır.

Kafka eserlerinde bilinen gerçekliği bambaşka bir gerçeğe dönüştürerek okuyucuya sunar. Kafka’nın iç dünyası Milen Kundera’ya göre ‘Kişiler kurtulamadıkları ve anlayamadıkları tek ve dev bir labirentsi kurumdan başka bir şey olmayan dünyadadırlar. Kişiler için olası başka hiçbir dünya olmadığına göre onların bütün varlığı bir hatadan ibarettir. Cezalandırılan, cezanın nedenini bilmez. Cezanın saçmalığı öylesine katlanılmazdır ki suçlanan kişi huzura kavuşabilmek için cezasına bir doğrulama bulmak ister. Ceza, suçu arar. Kafkaesk, dünyada yer alan trajikomiği güçlendirmek için değil, onu anlamsız kılmak için kullanılmıştır.’

Bireyin varlığını, umutsuzluğunu, topluma yabancılaşmasını anlatması bakımından belki de insana en yakın akımdır bu nedenle Kafkaesk.

Kafka, kafkaesk dünyada bireyleri anlatmak yerine bireylerin uymak zorunda kurumları ve onların kurallarını anlatır.

‘Hüküm’ adlı eseri buna verilebilecek belki de en güzel örnektir. Bu eserde, bir babanın oğlunun ölümüne göz yummasına tanıklık ederiz. Eserimizin kahramanı hiç direnmeden otoriter hükme(babasına) boyun eğer. Babası oğlunu suçlamakta, oğlu suçu kabul etmekte ve sonuç olarak da ölüme gitmektedir. Baba suçluyorsa o halde oğlu herhangi bir şeyden dolayı suçlu olmalıdır. Baba cezalandırandır bu eserde ve oğlu suda boğularak ölmeye mahkumdur.

Karakterler neyle suçlandıklarını bilmediği için kendi kendini suçlama durumundadırlar Kafkaesk anlatımda.

Peki ‘Dönüşüm’ romanında nasıl vücut bulmuştur Kafkaesk anlatım?

kafka-donusum-romani

Dönüşüm, ‘hiyerarşi’ düşüncesini vurgulamak üzerine Kafka’nın kaleme aldığı çarpıcı bir romandır.

Romanın başkahramanı Gregor Samsa, bir sabah kendini dev bir böceğe dönüşmüş olarak bulur. Böceğe dönüştüğü güne kadar çevresinde sevilen bir adamdır. Çünkü ailesine ve topluma karşı sorumluluklarını eksiksiz yerine getirir. Bunun sonucunda da toplum tarafından kabul görmüş ancak ‘kendini tanımayan’ bir bireydir.

kafka-ve-donusum-romani-uzerine-1

Kafka, bu eserle okuyucuyu rahatsız etmek ister. Gregor Samsa isteği dışında gerçekleşen bu ‘dönüşüm’ü kabul etmek istemez.

kafka-ve-donusum-romani-uzerine-2

Böceğe dönüştükten sonra toplumun ve ailesinin beklentilerini karşılayamadığı için iyi olarak nitelendirildiği ne varsa ondan koparılmış ve yalnızlığa mahkum edilmiştir. ‘Dönüşüm’ünün ilk günlerinde özellikle kız kardeşi tarafından merhamet gösterilen ancak zamanla istenmeyen bir yaratıktır Gregor Samsa. Aile onu artık bir yük hatta yaşamlarını tehdit eden bir unsur olarak görür.

kafka-ve-donusum-romani-uzerine-3.jpg

Böceğe dönüştükten sonra ağabeyinin her şeyiyle ilgilenen kız kardeşi Grete, ağabeyinin bir türlü eski haline dönmemesi üzerine baştaki nazik tutumlarını terk eder. Çünkü Gregor yüzünden evdeki bütün dengeler değişmiştir. Babası çalışmak zorunda kalmış, evlerinin bir odası gelir getirmesi için kiraya verilmiştir. Aslında kızgınlık burada Gregor’un böceğe dönüşmüş olmasına değildir. Gregor’un aile bireylerinin üzerinden aldığı sorumluluklar sayesinde rahat bir hayat sürerken yeniden zor bir hayata mahkum olmalarına duydukları kızgınlıktır Gregor’a hissettikleri. Grete bu yüzden Gregor’dan kurtulmaları gerektiği babasına ‘Buradan gitmeli, tek çare bu, baba. Ama onun Gregor olduğu düşüncesini kafandan atman gerek. Bizim asıl felaketimiz, bunca zaman bu düşünceye inanmış olmamız. Fakat o nasıl Gregor olabilir ki? Gregor olsaydı eğer, insanların böyle bir hayvanla birlikte yaşamalarının olanaksızlığını çoktan anlar ve kendiliğinden çıkıp giderdi.’ cümleleriyle sunar.

Ancak bu durumda en fazla acı çeken kişi Gregor’dur. Ailesi birtakım sorumlulukları yerine getirmek zorunda olduğu için ‘yorgun’ ve ‘kızgın’dır. Ancak Gregor artık ‘yalnız, acı çeken’ bir bireydir. Bu yüzden ailesinin hayatından bir daha dönmemek üzere çıkar.

kafka-ve-donusum-romani-uzerine-4

Kalemi kuvvetli bir yazardır Kafka. Babasının zoruyla başladığı kimya ve hukuk fakültelerinde kararlı davransaydı ya da kadim dostu Max Brod’la tanışmış olmasaydı belki de asla edebiyata yönelmeyecekti. Belki de Dönüşüm gibi insanı alıp yere çarpan bir roman yazamayacaktı. Açıkçası ‘Dönüşüm’ olmasaydı, bir şeyler hep eksik kalacaktı.

Kaynakça: Franz Kafka Yaşamöyküsü- Klaus Wagenbach

Kafka’da İnanç ve Umutsuzluk- Max Brod

Hakkında istanbul1881

istanbul1881
İstanbul. Tek renkle ifade edilemeyecek kadar zengin, tek kokuyla anlatılmayacak kadar çekici ve asla kaybedilemeyecek kadar değerli... İstanbul 1881, İstanbul’un büyüleyici renkleri ve baş döndüren kokularını saygı duyduğumuz ve kaybetmek istemediğimiz tarihi değerlerle harmanlayarak yaratıldı. Ayrıntılı bilgi için tıklayın.

Lütfen kontrol edin

Zeynep Gümrük’ün Sergisi 31 Mayıs 2018 Tarihine Kadar Devam Ediyor!

Zeynep Gümrük ‘Doğadan Denemeler Sergisi’ Piola’da Devam Ediyor! Kartal İstimbotu’nun restorasyon çalışmalarına kaynak oluşturmak amacıyla …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir