Anasayfa / Genel / Sanat ve Yatırım

Sanat ve Yatırım

Sanat ve Yatırım

Atatürk; Türkiye Cumhuriyetini Türk vatanıyla birlikte kurtardıktan sonra Türk milletinin muasır medeniyet seviyesine ulaşmasını öncelikli hedef olarak belirlemiştir.

‘Sanatsız kalan bir ulusun hayat damarlarından biri kopmuş demektir.’ sözü ile Türk milletinin hayatındaki en önemli unsurlardan birinin sanat olması gerektiğini vurgulamıştır.

Türk milletinin zengin kültürel mirasının üzerine her daim yeni şeyler eklemek için uğraşmış ve Türk milletine bunu ‘Bir millet ki resim yapamaz, bir millet ki heykel yapamaz, bir millet ki fennin gerektirdiği şeyleri yapamaz, itiraf etmeli ki o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur.’ sözleriyle aşılamak istemiştir.

Atatürk ilk Türk operasının bestelenmesini sağlanmış, bizi anlatan modern bir dansın oluşturulması için öncülük yapmış kısacası her daim sanatla iç içe olmuştur. Her anlamda öncü olan Ulu Önderimiz sanatı ve sanatçıyı desteklemiştir.

Peki ülke olarak sanata ne kadar değer veriyoruz? Sanat hayatımızın hangi noktasında yer alıyor?

Forbes ekonomi dergisi 2015 yılında iki genel seçim atlatmamıza, jeopolitik sorunlarımıza, ülkemizde yaşanan terör sorununa ve dolardaki hızlı değişimlere rağmen sanatta özellikle resim alanında diğer yatırım araçlarına göre pozitif yönde seyreden bir gelişmeden söz ederek sanat dünyası adına bir umut aşıladı.

2015 yılında yayımlanan FORBES Sanat Raporu’nda ‘’Arz ve ciro bakımından yukarı yönlü bir trend hakim olacak analizi’’ yapılan müzayede sonuçlarına bakılarak haklılığını ortaya koydu.

Müzayede performansları incelendiğinde 200 ressamın satışa çıkan 3 bin 225 olduğu tespit edildi. 2014 yılında 3 bin 4 olan bu rakamın artış göstermesi resim dünyası adına olumlu bir hava yarattı. 2014 yılında 72 milyon lirayken 2015’te %12’lik artışla 80,6 milyon liraya çıktı.

200 ressamın bu yıl satışa çıkan 3 bin 225 ve önceki yıllarda satışa çıkan binlerce eserinin incelenmesiyle hazırlanan ‘Sanat Raporu’ verilerine göre sanat piyasasının iyi bir yıl geçirdiği ortaya kondu.

2014’te cirosu 1 milyon lira ve üzerinde olan ressam sayısı sadece 18 iken,2015’te yüzde 50 artış gösterdiğini kaydetti. Böylece sanat piyasasında çarklar durmadı aksine 2014’e göre daha yüksek bir hacimle yoluna devam etti.

Ancak yine de Türkiye’de müzelere girmeyi başarmış, uluslararası düzeyde de kabul görmüş Türk sanat tarihinin başarılı sanatçılarının eserlerinin hala düşük fiyatlanması sorun teşkil etmektedir.

Bu noktada da sanata, yatırım değeri kazandıran unsurlar zarar görmektedir. Örneğin bugün yurt dışındaki herhangi bir sanat galerisinden alacağınız resimler 2-3 milyon pound dolaylarında seyrederken Türkiye’deki herhangi bir sanat merkezinden alacağınız resimlere 30 bin-100 bin arasında değişen bir değer biçilmektedir. Bu sanat eserlerinin birer kültürel miras olduğu gerçeği unutulmaktadır.

Devrim Erbil, Mehmet Güleryüz ve Ergin İran, Kemal Önsoy, Komet yaşayan ressamlar arasında en yüksek  cirolu ressam olmasına rağmen bugün Türkiye standartlarında resimlerine biçilen değer,dünya resim tarihi açısından oldukça gerilerde seyretmektedir.

devrim-erbil

Devrim Erbil, 60 yıllık sanat hayat boyunca uluslararası düzeyde kabul görmüş, müze koleksiyonlarında daima yer almış, Türkiye’de en çok kişisel sergi açmış sanatçılardandır. Peki o halde bunca emeğin ve sanatsal birikimin gerçek değerini sanatçımız yaşıyorken vermemiz daha doğru olmaz mı?

[#Beginning of Shooting Data Section] Nikon CoolPix5000 2002/12/27 15:50:19 JPEG (8-bit) Basic Image Size: 2560 x 1920 Color ConverterLens: None Focal Length: 16.2mm Exposure Mode: Programmed Auto Metering Mode: Multi-Pattern 1/50.3 sec - f/4 Exposure Comp.: 0 EV Sensitivity: Auto White Balance: Auto AF Mode: AF-C Tone Comp: Auto Flash Sync Mode: Not Attached Electric Zoom Ratio: 1.00 Saturation comp: 0 Sharpening: Auto Noise Reduction: OFF [#End of Shooting Data Section]

devrim-erbil-2

Devrim Erbil, bir röportajında son dönemlerde resimlerine gösterilen ilgiyi şu şekilde açıklamıştır: ‘Resmimi anlayanlar ve sanatta sürekli, sabırlı, inançlı ve devamlı yükselen çizgimi farkına vardılar demek. Takip edenler görüyor ki eser fiyatları düşük seyrediyor, yarın ben yokum, fiyatlar çıkacak. Bunun hesabını yapanlar alım yapmaya başlamış demek ki. Bu yüzden artışı anlayışla karşılamak lazım.’

devrim-erbil-3

Ne acı ki bir sanatçı olarak ölümden sonra resimlerinin değerinin artacağının farkında.

Devrim Erbil, bu durum için farklı bir yolu takip etmektedir. Eserlerinin müzayedelere çıkmasını tercih etmediği gibi müzayedeye çıkacağını öğrendiği resimlerini de satın alma yoluna gitmektedir. Bunu yapmasındaki öncelikli amaç, açacağı müze için piyasadaki resimleri toplamak. Sanatçı eserlerine sahip çıkarak yeni bir müzede yükselen fiyatlarla sevenleriyle buluşturabilecektir. Bu anlamda sanatın yatırım amaçlı olarak da doğru yönetilmesinin önemi artmaktadır. Bu konudaki en isabetli örnek Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun resimlerine biçilen değerde karşımıza çıkmaktadır. Bedri Rahmi imzasının torunu Rahmi Eyüboğlu tarafından doğru yönetilmemesi neticesinde sanatçının birçok önemli eseri piyasanın çok altında satılmıştır.

Devrim Erbil, bu tür olumsuz yaşanmışlıkları bildiği için çaba harcamış, kurduğu Devrim Erbil Kültür Eğitim ve Sanat Vakfı ile ölümünden sonra çocuklarına kültürel bir miras bırakmayı hedeflemiştir.

Mehmet Güleryüz ise bu konuda taviz verilmemesi gerektiğini ‘Bunda en büyük etken, sanatçının eselerini satarken fiyattan taviz vermemesi hala Kapalıçarşı usulüyle alım-satım yapılan bir piyasa olduğu için’’taviz vermemek’’ epey zor. Ama bunu başaran sanatçıların piyasaları hemen fark ediliyor.’

mehmet-guleryuz

Mehmet Güleryüz müzayede salonlarının yapıtı elden çıkarmak isteyenler için bir sınav olduğunu vurgulamıştır. Bir anlamda eseri alırken iyi seçim yapılmış mı yapılmamış mı sınavlarının olduğunu vurgularken müzayede fiyatlandırmalarının en çok takipçileri ilgilendirdiğinin de altını çizmiştir.

mehmet-guleryuz-1

mehmet-guleryuz-2

mehmet-guleryuz-3

Mehmet Güleryüz, değişen siyasi dengelere, para piyasalarındaki dalgalanmalara rağmen ‘’süreklilik’’ algısına dikkat çekmiştir.

mehmet-guleryuz-4

Değişen dengelere rağmen sanatçı eserleriyle sürekli mi ve yüksek fiyat oluşumunun sürekliliği var mı durumlarını doğru değerlendirmek gerektiğini önemsemektedir.

Ergin İnan ise yapılan bunca müzayedenin gelenlere imkan tanımadığını ve bu nedenle iyi eserler üretilmediğini şu cümlelerle ortaya koymaktadır: ‘O kadar çok müzayede yapılıyor ki galerilere sergi açacak ortam kalmadı. Müzayedeler neredeyse galeri gibi… Eser almak isteyen biri galeri gezmek yerine müzayedeye gider oldu. Dolayısıyla iyi sergiler çok az çıkıyor artık. Bunlar hep para hırsından. Bu ortam canımı sıkıyor, bu yüzden çalışmaya verdim kendimi. Her gün tuvalimin başına oturuyorum. Haftada iki gün Yeditepe Üniversitesinde doktora öğrencilerime dersim var. Başka da bir şey ilgilendirmiyor beni.’’

ergin-inan

Bütün bu sözler gösteriyor ki aslında Ergin İnan, sanata gerçekten gönül verenlerle buluşmak istiyor. ‘Resimlerim, onu seven kişilerin evinde olmalı.’ sözleri de bunu kanıtlar nitelikte.

ergin-inan-1

Unlu ressam Ergin Inan. 14 Nisan 2014 / Mahmut Burak Burkuk

ergin-inan-3

ergin-inan-4

ergin-inan-5

Ergin İnan, sanatına duyduğu sevgi ve bu alanda yaptığı çalışmalarla 89 eserle 3 milyon 144 bin lira ile en yüksek ciroya sahip ressamlar arasında olma gururunu yaşamaktadır.

Bu durumu bir de sanatseverler olarak değerlendirirsek önemli bir nokta dikkat çekmektedir. Bir sanatsever olarak tablo almanın klasik yatırım araçlarından farklı olduğunu hepimiz bilmekteyiz. Ancak bir sanat eserinin fiyatını değiştiren etmenler bulunmaktadır. Belirli bir ressama duyulan ilgi, merak ve beğeni bazen o sanatçının eserlerinin değerinin astronomik seviyelere çıkmasını sağlamaktadır. Bazen de hiç istenmediği halde mali açıdan sıkışan bir tablo sahibi, eseri piyasa değerinin çok altında satışa çıkarmak zorunda kalmaktadır.

Bütün bunlara rağmen tabloların bir ‘piyasa değeri’ olduğu muhakkaktır.

Bu noktada da yatırımcının dikkat etmesi gereken en önemli unsur  ‘doğru seçimler’ yaparak tablolar satın almasıdır.

Unutulmamalıdır ki her sanatçının kendi eserleri için çıraklık eseri, ustalık eseri, başyapıtı gibi sınıflandırmalar yer almaktadır.

‘Doğru seçim’ yapmanın önemi bir kez daha ön plana çıkarak çok değerli olarak adledilen Klasik Dönem ressamlarından birinin herhangi bir tablosu piyasanın çok altında fiyatlandırılabilir. Bu nedenle sanat yatırımcısı bir tablo portföy alokasyonu oluşturmalıdır. Bu portföy alokasyonunun da uzun vadeli bir yolculuk olduğunu bilmelidir.

Sanat, dünya markalarına da feyz olmaktadır.

Sanatı, ürünlerine yansıtan firmaların politikalarına bakmak bu anlamda önemli bir örnek teşkil etmektedir. Dünyada rüştünü ispatlamış ve herhangi bir sezon indirimine bile gerek duymadan ürünlerini rahatlıkla satan birçok marka, sanat eserlerini uygulamaya başladıkları anda ürünlerindeki fiyatı daha da artırabilme imkanı yakalamaktadır. Louis Vuitton cüzdanlarına ünlü sanatçıların resimlerini ekleyerek bir başka satış politikası yaratmaktadır. Louis Vuitton mağazalarını adeta birer galeriye dönüştürerek zengin bir pazar alanı yaratmaktadır.

louis-vuitton

louis-vuitton-1

louis-vuitton-2

louis-vuitton-3
louis-vuitton-michelle-williamsAynı politikayı dünyaca ünlü araba markası BMW de yürütmüştür. David Hockney, Jenny Holzer, Roy Lichtenstein, Robert Rauschenberg, Frank Stella ve Andy Warhol dahil birçok sanatçının yer aldığı ekiple BMW’nin klasik modelleri adeta tuvale dönüştürülerek ‘BMW Art Cars’ yaratılmıştır. Takdir edersiniz ki kalitesini ispatlamış bu marka bu tasarım araçlarıyla ciddi bir yatırım alanı oluşturmuştur.

bmw-art-cars
bmw-art-cars-1

bmw-art-cars-2

bmw-art-cars-3
bmw-art-cars-4

Aslında sanat hem bireyler, hem kurumlar, hem toplumlar için vazgeçilmez bir olgu. Bu değeri bilmek ve ileriye taşımak ümidiyle…

Kaynak:

Forbes Dergisi, Şubat 2016

Atatürk Diyor ki

https://en.wikipedia.org/wiki/BMW_Art_Car

Hakkında istanbul1881

istanbul1881
İstanbul. Tek renkle ifade edilemeyecek kadar zengin, tek kokuyla anlatılmayacak kadar çekici ve asla kaybedilemeyecek kadar değerli... İstanbul 1881, İstanbul’un büyüleyici renkleri ve baş döndüren kokularını saygı duyduğumuz ve kaybetmek istemediğimiz tarihi değerlerle harmanlayarak yaratıldı. Ayrıntılı bilgi için tıklayın.

Lütfen kontrol edin

Meral Saatçi ile Takıları ve Felsefeleri Hakkında Konuştuk!

Meral Saatçi ile Harika Bir Sohbet… Meral Saatçi ile 09.05.2020 tarihinde Instagram’dan gerçekleştirdiğimiz canlı yayın …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.