Anasayfa / Genel / Osmanlı’nın İstanbul’undan Seçmeler: Sultanahmet Camii

Osmanlı’nın İstanbul’undan Seçmeler: Sultanahmet Camii

Sultanahmet Camii, 1609-1616 yılları arasında Osmanlı Padişahı I. Ahmed tarafından İstanbul’daki tarihî yarımadada, Mimar Sedefkâr Mehmed Ağa‘ya yaptırılmıştır.

Cami mavi, yeşil ve beyaz renkli İznik çinileriylebezendiği için ve yarım kubbeleri ve büyük kubbesinin içi de yine mavi ağırlıklı kalem işleri ile süslendiği için Avrupalılarca “Mavi Camii (Blue Mosque)” olarak adlandırılır. Ayasofya’nın 1935 yılında camiden müzeye dönüştürülmesiyle, İstanbul’un ana camii konumuna ulaşmıştır.

Camii çevresini şenlendirmek için çok sayıda kagir ve ahşap, tek ve çift katlı oda ile dükkanlar inşa edilmiştir. Caminin inşaatı yedi yıl sürmüş ve 7 Haziran 1617’de cami, hünkar kasrı ve arasta tamamlanarak törenle açılmıştır. Diğer yapıların inşaatı 1620 yılına kadar sürmüş, 1617’de yirmi yedi yaşında ölen Sultan’ın türbesi öldükten sonra tamamlanmıştır.

resim-1

Sultanahmet Camisi genç Sultan’ın kendisinden önceki bütün sultan yapılarını ve kuşkusuz Ayasofya’yı geçmek amacıyla ve İstanbul’un birinci tepesine Hıristiyan simgesi yerine bir Müslüman simgesi yerleştirmek isteğiyle başlatılış olmalıdır. Bu simgesel biçimin Şehzade şemasını izlemesi, çıraklarının ustanın ilk yapısının planını yeğlediklerini göstermektedir.

Mehmed Ağa’nın tasarıma getirdiği yenilikler, aynı kent mekanını paylaştığı Ayasofya ile boy ölçüşmek istediğinin ifadesidir. Caminin temel dış tasarımında bu istek altı minare yapılarak ve yapıyı kendinden önceki bütün yapılarda ve Ayasofya’da olmayan ve namaz mekanını bir su basman üzerinde yükselterek sağlanmıştır. Caminin iç tasarımında taşıyıcı dört ayağın silindirik kütleleri değişik olma isteğinin ifadeleri olarak yorumlanabilir. Hünkar Kasrı da bir yeniliktir.

resim-2

Sultanahmet’in iç mekanında büyük silindirik filayaklarının etkisi çok güçlüdür. Burada olumsuzluk, silindirik kütlelerle onlara oturan taşıyıcı kemerlerin geometrik buluşmalarındaki zorluktur. Bu uyuşmazlık alçı mukarnas bezeme oyunlarıyla çözülmeye çalışılmıştır. Buna karşı ayakların cami mekanı içinde silindirik kütleleriyle bir ‘Gestalt’ olarak hissedilen güçlü varlığından söz edilebilir. Burada mimar, mekanda büyük bir çıplaklıkla hissedilen bu heykelsi varlığı geçit alanındaki zorluklara yeğlemiştir. Bu duyarlığı ile Mehmed Ağa bir heykeltıraştır. Cornelius Gurlitt’e Sultanahmet iç mekanı için ‘’çok yüksek sanat değeri olan bir bütün tasarımı’’ dedirten, Mehmed Ağa’nın bu duyarlığıdır.

Yeni Bir Uslüp

Sultanahmet Camisi’nde Mehmed Ağa yumuşak profillerle cami konturlarına özgün bir üslup kazandırmıştır.  Dış şekillenme açısından Mehmed Ağa’nın getirdiği bir değişiklik daha vardır. Bu da köşelerdeki payandaların kule ile başlayan dört öğeli bir merdiven oluşturması ve sonuncu basamağın üzerinde bir süs kulesi daha bulunmasıdır.

sultan_ahmed_mosque_istanbul_turkey

Çini kaplama, zengin bir renk skalası sergiler. Egemen renkler beyaz bordürler içinde değişik tonlarda mavi ve firuzedir. Topkapı Sarayı arşiv belgelerine göre, camiye 21.043 çini satın alınmıştır. O dönem çini desenlerinin bütün varyasyonlarının bulunduğu bu kaplamada Sultan Mahfili’nde harfleri yaldızlı çini yazıtlar ve Harim girişi üzerindeki galerideki çini pano, dönemin en iyi teknik ve desen ustalığının örnekleridir.

Sultanahmet Camisi’ne büyük ölçekli bir hünkar kasrı eklenmiştir. Cami içindeki hünkar mahfiline kasırdan geçilerek gidilir. Avlu yönündeki büyük bir rampa ile kasra girilir. Bu kasır, sonradan tasarıma eklenmiş bir yapı hissi vermektedir. Büyük sultan külliyeleri içinde en düzensiz ve dağınığı olan Sultanahmet Külliyesi’nin vaziyet planı, Atmeydanı çevresinin külliye için hazırlanmasının cami için açılan alan dışında çok zor olduğunu gösteriyor. Sultan Ahmed’in türbesi ve medrese dışında diğer yapılar camiyle ilgisiz alanlara yerleşmiştir.

resim-4

Yaygın ve birbirleriyle ilişkileri olmayan külliye öğeleri, medrese, sıbyan mektebi, imaret, darüşşifa ve I. Ahmed’in türbesinden bir arastadan oluşur.

I.Ahmed Türbesi, Mehmed Ağa’nın yaratıcı bir sanatçı olduğunu gösteren bir türbedir. Mimarın burada farklı bir yapı kurmak istediğini, üç açıklıklı revakı, tek cidarlı 15 metre açıklıklı kubbesi ile işlevsel anlamı anlaşılamayan dikdörtgen nişi, bu türbede minaresi olmayan bir mescit şeması ile karşılaşınca anlıyoruz. Külliyenin en etkili yapısı, cami dışında, camiye göre çok aşağı bir kotta yapılan ve çevresindeki mahalle yaşamına bir ölçüde katılan Arasta’dır.

resim-3

Kaynak: Osmanlı’nın İstanbul’u, Osmanlı Başkenti İstanbul’u Simgeleyen 112 Anıtsal Yapı, Doğan Kuban

https://tr.wikipedia.org/wiki/Sultan_Ahmet_Camii

Hakkında istanbul1881

istanbul1881
İstanbul. Tek renkle ifade edilemeyecek kadar zengin, tek kokuyla anlatılmayacak kadar çekici ve asla kaybedilemeyecek kadar değerli... İstanbul 1881, İstanbul’un büyüleyici renkleri ve baş döndüren kokularını saygı duyduğumuz ve kaybetmek istemediğimiz tarihi değerlerle harmanlayarak yaratıldı. Ayrıntılı bilgi için tıklayın.

Lütfen kontrol edin

Atatürk’ün Milli Eğitime Bakışı

Atatürk’ün Milli Eğitim İle İlgili Sözleri Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize, görecekleri öğrenimin sınırı ne olursa …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.