Anasayfa / Genel / Tamgalardan Tarihe Bakış: Göbeklitepe’nin Kaynağı ve Bilinmeyen Tarihi / 1

Tamgalardan Tarihe Bakış: Göbeklitepe’nin Kaynağı ve Bilinmeyen Tarihi / 1

Göbeklitepe’nin Kaynağında Gizli Tarih ve Tamgalar

Genel tarih öğretisinde tarihin yazı ile başlamış olduğu kabul edilmiştir. Bilimsel düşüncenin temelinde objektif olmak, olaylara şüpheci yaklaşmak ve sorgulamak, yeni bulguların teyidi durumunda ise değişkenliğe açık olmak önemlidir. Bu bağlamda da deneysel görüşlere yer vermek esas olmaktadır.

Yazılı tarih, geçmişten günümüze aktarılan olayların kronolojik sunumları içinde yer almaktadır… Bilinenlerin dışında araştırmaların yeni bulgular sonucu yönlerinin değişikliklere gidilmesini de zorunlu kılmaktadır. GÖBEKLİTEPE bunun son örneği olmuştur.

MÖ 10 binlere inen bu bulgu neolitik dönem verilerinin ötesinde insanlık tarihini bilinen zaman diliminde ayrı bir yere taşımıştır.

göbeklitepe

GÖBEKLİTEPE bulgusunun da hatırlattığı üzere, tarihe objektif ölçülerle yaklaşırken, maddi kültür verilerini de ayrıca şüpheciliği dışlamadan ele almak gerekmektedir. Bu bağlamda çağdaş tarih yorumlarında destanlar ve mitolojik veriler bir kenarda muhafaza edilirken, Arkeoloji, Antropoloji, Dil yapılanması, Genetik verilerin de yazılı tarihin temellerinde yerlerine oturtulması gerekmektedir…

GÖBEKLİTEPE ile ilgili farklı  yaklaşımlar içinde konu irdelendiğinde, Orta Asya’da her geçen gün mevcudiyetleri ortaya çıkmakta olan maddi kültür unsurları içindeki TAMGALAR da dikkate alınmalıdır. Bunların, coğrafyada gerek mekan ve gerekse zaman kesitleri açısından benzerlerinin değişik bölgelerdeki tekrarları dikkate çarpmaktadır.

göbeklitepe

Tamgalar Işığında Göbeklitepe İncelemesi…

Tamgaların izinde maddi kültür unsurlarına da bakıldığında görüntüler insanlık tarihine ayrı bir açıdan da bakmayı gerektirmektedir…

Coğrafyanın değişik bölgelerindeki  benzerliklerin ve tekrarların aidiyet bağlantıları nelerdir? Etkileşim yolu ile bir yayılma mıdır? Yoksa farklı coğrafyalarda bu benzerliklerin tekrarı bir tesadüf müdür?

Konu küresel boyuttaki örnekleri ile ele alındığında Amerika Kıtası’nın birçok bölgesinde Asya’daki benzerleri olan tamgalar, petroglif ve piktogramların ortaklıkları ve kültürel aidiyetleri olabilir mi sorusu öne çıkmaktadır… Gerek arkeoloji ve gerekse antropolojinin verilerine göre, Asya Kıtası’ndan Amerika Kıtası’na geçişlerin MÖ. 15 / 12 bin yıllarında olduğu görüşü ağırlık taşımakla beraber, yeni bulgulara göre bu geçişlerin MÖ 40 bin yıllarına kadar indiği iddiası da vardır….

1cc6ed_071cb186497c4539a6b81f1baf42c529-png_256

Bu bağlamda Altay kültür alanında olduğu kadar, Amerikan Kızılderili’lerin maddi kültür unsurları içinde de yer alan ÜÇGEN yorumları, Kam Davulları benzerleri, Hayat Ağacı yorumu, kilimlerde görülen motiflerin bire bir tekrarı, petroklif ve piktogram gibi kaya üstü pek çok resimlerin varlığı sorgulamayı zorunlu kılmaktadır…

Bu örneklemelerin özelliği, MÖ binlerce yıl önceden Asya coğrafyasından Amerika Kıtası’na taşınmış olmaları Asya’daki yaşam alanlarında bulunan örnekleriyle birlikte ele alındıklarında, konunun MÖ 10000 yıllarından çok daha öncelerine uzandıklarına dair karineler oluşturmaktadır…

Maddi kültür unsurlarının coğrafyanın farklı alanlarındaki yansımalarından tamgaların, petrogliflerin, piktogramların bu yayılma alanları içinde dikkate çarpan örneklerinden (Üçgenler, Hayat Ağacı, Ejderha, Yılan,Çift Başlı Kartal, Boğa Boynuzu formu, Geyik yorumları, Dağ Keçisi yorumları, Uçan At, Kaplumbağa, Ay- Güneş, Güneş Adam, Halay çeken insanlar, Çarkıfelek betimlemesi, Gök Çarkı, Tengri tamgası, Sekiz Dilimli Güneş Arabası), vb unsurlar öncelikli olarak ele alındıklarında;

göbeklitepe

En az, MÖ 20000’den günümüze yansıyan sayısız durumda olan  tamgalar içinde, özellikle pek çok kültür alanında da benzerlerinin  tekrarı görünenlerin, yazılı tarihteki yeri ne olacaktır sorusunu ortaya çıkarmaktadır…

Bu bağlamda bu motiflere ve  özelliklerini, bulundukları alanları yazı dizimiz içerisinde yer vermeye çalışıp, Göbeklitepe gerçekliğini süreç anlamında betimlemeye çalışacağız.

ÜÇGENLER VE TANRI DAĞLARI: Altay kültürü içinde yer alan bu tamganın MÖ 10000 çok ötesine uzanmakta olduğu ve pek çok kültür alanında farklı şekillerde yorumlanmış olduğu görülmektedir.

turkeygobeklibirddiscscorpion

 

elhalisialanlar-171

 

if9hl7g22

 

turk-kulturunde-ucgen-motifleri

  • Gerek Altay kültüründe ve gerekse Kızılderilerin Kam Davulları’nda bu üçgenler mevcuttur… Bu da MÖ 10000 yıllarından daha öncesine ait ve paylaşımı yaygın olan bir kültür değeri olduğunu göstermektedir.
  • Bu üçgenlerin MÖ 10000 gösteren Göbeklitepe sütunlarının bazılarının üst kısmında yer almakta olduğu da görülmektedir… Altay kültür alanı ve Kızılderili kültürlerinde ise daha eskilere gitmektedir…
  • MÖ 7000 gösteren Çatalhöyük MÖ 6000 Hacılar bulguları içinde bazı bölgelerde duvar freskleri ve Hacılar’da seramikler   üstünde görülen dalgalı üçgen çizimlerinin yer aldığı görülmektedir.
  • Aral Gölü güneyinde Türkmenistan bölgesinde MÖ 9/5bin ANAV kültür alanında bulunan arkaik dönem maddi kültür yerleşkesindeki unsurlarda üçgen mötiflerinin pek çok tekrarının bulundukları izlenmektedir… Bu kültür alanının Anadolu’nun en eski kültürleriyle bağlantılı olduğu iddiası ise, McCow (MÖ. IX bin)  tarafından ileri sürülmektedir.
  • Aynı üçgen motiflerini Sümerler, Arkaik Mısır, Truva, Hitit, Urartu kültür alanları içinde de kullanım alanlarının varlığına ve örneklerine rastlanmaktadır.
  • Kabe’nin İslamiyet’ten önceki örtüsünde de dalgalı üçgen motifinin bulunduğu  ne anlama geldiği sorusu öne çıkmaktadır.
  • Günümüze kadar taşınan binlerce yıl ötesinden gelen bu maddi kültür unsurunun tekrarındaki inanç faktörü nedir?….MUSKALARIMIZ NEDEN ÜÇGEN ŞEKLİNDEDİR?

muska-nazarlc4b1k-4

 

kortik

kortik-tepe-buluntulari

kortik-3

kortik-ucgenli-vavo

Konu değişik açılardan sorgulanırken başlangıç noktası Altay Kültürü’nün yeşerdiği coğrafyada KAM Davulları hatırlandığında  rituellerin dağların yüksek bölgelerinde yapılmakta oldukları, bu dağları TANRI DAĞLARI olarak nitelemiş oldukları ve ilahi değer verilen dağları ise tamgalarda ÜÇGEN şeklinde betimlemiş olabilecekleri karinesi güç kazanmaktadır…

gok-tanri-inanci

Gök Tanrı inancının muhtemelen ortaya çıkmış olabileceği mekan içinde Kırgızistan’daki Tanrı Dağları’nın eteklerinden sonsuzluğun muhteşem görüntüsüne bakıldığında çağın insanlarınca konu nasıl algılanabilecektir? Neden bu dağlara Tanrı Dağları denmiştir? Neden muskalarımız üçgen şeklindedir? Atalarımız onbinlerce yıl öteden kainatın sonsuzluğunda yüce yaradanı aramaya başlamıştır…

img_6166

Bir Kızılderili Ressamının Gözünden Tengri Tamgası görseli nasıl şekillenmiştir?

 

Bu kutsiyet ve inanç binlerce yıl coğrafyanın değişik bölgelerine göç etmiş olan Altay bölgelerinden gelen topluluklar tarafından ortak inanç olarak taşınmış ve kültürden kültüre aktarılmış olabilecektir. Muhtemelen Gök Tanrı inancının Amerika kıtasına kadar  taşınan bu kültür kalıbı da dikkate alındığında, sürecin MÖ 10000’lerden çok daha eskilere uzandığını bu bağlamda kabul etmek gerekmektedir…

Ritüeller ve Gerçekler…

Konu açısından bu ritüellerin güncel örneğinin Denizli, Muğla arasındaki Çiçek Baba Dağı’nda her yılın Ağustos ayı son Perşembesinde dağ zirvesinde eski Türk geleneklerine göre yerine getirilmekte olduğunun binlerce yılık bir kültürün İslamiyet içinde yerine getirilmesi ne anlam taşımaktadır?

Bu kültürel davranış şeklinin ata ruhlarını anma geleneğinin geçmişten bu güne binlerce yılık bir uygulamasının devamı mıdır?Asya Coğrafyası’nda görülen tamgaların dağların çok yüksek bölgelerinde gene binlerce yıldır üst üste yapılmış olmaları bu geleneğin ve retoriğin bir ürünü müdür?

Çiçek Baba Dağı örneğinden  binlerce yıl gerilere gidildiğinde ritüellerin yapıldığı bölgelerdeki dağlara TANRI DAĞLARI denilmesi bir anlam kazanmayacak mıdır? Bu dağların tamgalarda üçgen şeklinde betinlenmiş olabilecekleri de  mümkün değil midir? Hakasya’da yer alan figürlerin başka uygarlıklarda da yer alması tesadüf müdür?

hakasya10

hakasya-11

hakasya-9

hakasya-8

hakasya-6

hakasya-5

hakasya-4

hakasya-3

hakasya-2

hakasya-1

images

Hitit geyiğinde yer alan üçgenler

Hazırlayan: Ergun Özgen

Yazının devamı diğer günlerde yayımlanacaktır…

Hakkında istanbul1881

istanbul1881
İstanbul. Tek renkle ifade edilemeyecek kadar zengin, tek kokuyla anlatılmayacak kadar çekici ve asla kaybedilemeyecek kadar değerli... İstanbul 1881, İstanbul’un büyüleyici renkleri ve baş döndüren kokularını saygı duyduğumuz ve kaybetmek istemediğimiz tarihi değerlerle harmanlayarak yaratıldı. Ayrıntılı bilgi için tıklayın.

Lütfen kontrol edin

Atatürk’ün Milli Eğitime Bakışı

Atatürk’ün Milli Eğitim İle İlgili Sözleri Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize, görecekleri öğrenimin sınırı ne olursa …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.