Anasayfa / Genel / Tamgalardan Tarihe Bakış: Göbeklitepe’nin Kaynağı ve Bilinmeyen Tarihi / 3

Tamgalardan Tarihe Bakış: Göbeklitepe’nin Kaynağı ve Bilinmeyen Tarihi / 3

Göbeklitepe ve tamgalar ilişkisini sorduladığımız yazı dizisinde, bazı sembolleri derinlemesine incelemeye devam ediyoruz:

  • KAM DAVULLARI: MÖ 10000 öncelerine uzanan bu maddi kültür unsurunun gerek Asya’da ve gerekse Amerikan yerlilerinde kullanılanları arasındaki  benzerlikleri de bir diğer kültürler arasındaki aidiyet konusunu tartışmaya açmaktadır.

Her iki davul üzerindeki betimlemelerin ortak anlamları dikkate alındığında, etkileşimden ziyade konu, aynı kültür bağlantılarına gönderme yapmaktadır. Bu davullar üzerindeki sembollerin anlamlarına ele alındığında, davulların ortasında yukarından aşağıya doğru olan dikey çizimin göğün direği anlamını taşıdığı… Bunu kesen yatay çizginin yer ve gök ayrımı anlamına geldiği… Dikey çizginin üstündeki dairenin gökyüzü ve sonsuzluğu simgelediği… Aynı çizginin altındaki yarım dairenin cehennem anlamında TAMUYU gösterdiği, Üçgenlerin  TANRI DAĞLARI inancını yansıtmış olabileceği, halay çeken insanların sosyal yapıyı temsil etmekte olduğunu (ritüel de olabilir)… Hayat Ağacı sembolünün yaşamla ilgili olarak sosyal içeriğinin toplum açısından ne kadar önemli olduğu hususunu, on bin yıldan öte bir zaman diliminden günümüze kadar gelen ŞAMAN inanç sistemi içinde görmekteyiz.

unknown

8ec3739ee07db9e4ff7f5766c3143152

kamdavulu21

 

BOĞA BOYNUZLARI: Sembollerin erken arkaik dönemdeki yansımaları arasında BOĞA BOYNUZU sembolünün pek çok kültür alanındaki tekrarları olmaktadır.

Boğanın güç ve kuvveti yansıtması yanında, yeniden var oluşun simgesi olarak kabul edilmiş olması bu anlamda inanç sistemleri üzerindeki etkilerinin Altay Kültürü içinde tamgalara yansımasında ilk örneklerini görüyoruz.

Bu bağlamda MÖ 17000 Hakasya’da bulunan tamgalar içinde KUN AY olarak ifade edilen sembolde hilal şekli ile ortasındaki yuvarlak sembol bir şekilde boynuz açıları arasına yerleştirilmiş güneş görüntüsü vermektedir…

göbeklitepe

göbeklitepe

göbeklitepe

göbeklitepe

göbeklitepe

Boğa Boynuzu ve Kunay…

Kazakistan’da bulunan kaya üstü resimler arasında görülen boğa yorumunun Göbeklitepe sütunlarından birinin üstünde kabartma şeklinde görülmesi de ilginçtir… Yerleşik kültür alanları içinde MÖ 7000 Çatalhöyük kazı alanındaki mekanlardaki bazı yerleşkelerde, BOĞA BOYNUZU yerleştirilmiş bulunan odaların muhtemelen bu mekanın bir rituel yeri olabileceğine işaret ettiği düşünülebilir…

Keza MÖ 3000 Sümer Kültürü’nde, Gılgamış Destanı hatırlandığında Gılgamış’ın arkadaşı Enkidu’nun çift boynuzlarının olduğunu mitolojik anlamda yorumlandığını görüyoruz. MÖ 3000’de yine Mısır Kültürü içinde Tanrıca ISIS’in başında bulunan çift boynuz arasındaki güneş sembolü, KUN AY tamgasını hatırlatmaktadır…

Türk mitolojik anlatımı içinde OĞUZ ATA’NIN çif boynuzunun olduğu sözlü edebiyatta yansıma yapmaktadır… Ayrıca, Girit Medeniyetinde MÖ 1900 Knossos’ta bulunan boğa boynuzunu sembolize eden yorumlama bu inanç sisteminin Anadolu üzerinden Girit Adasına taşınmış olabileceğine dair ipucu oluşturmaktadır…

Gerek Arkaik Mısır ve gerekse kadim Hindu inancı içinde kutsal sayılan inek veya boğa betimlemeleri görülmektedir…

Hitit Güneşi ve Tengri Tamgaları…

MÖ 1500 Hitit kültürü içinde özellik ifade eden HİTİT GÜNEŞİ olarak tanımlanan güneş kursunun anlamı da ayrıca dikkate çarpmaktadır. Güneş Kursu olarak tanımlanan bu arkaik objeye bakıldığında, kursun bir boğa boynuzu sembolü üzerine oturtulmuş olduğu, Asya tamgaları içinde yer alan GÜNEŞ ADAM betimlemesine benzer şekilde kursun çevresinde ışınların çıkışını anımsatan yorumların bulunduğunu, kursun içindeki  bölümlerin üçgenler şeklinde yorumlanmış olduklarına ve yine kursun üzerinde TENGRİ  TAMGALARININ aynısı olan daire şeklindeki sembollerin olduğunu görüyoruz.

MÖ 17000 gösteren KUN AY, benzer şekilde en az o kadar eski TENGRİ ve ayrıca TANRI DAĞLARININ HİTİT  kursu üzerinde tek bir sembolde birleştirilmiş olmaları nasıl yorumlanacaktır? Bazı görüşlere bu da bir tesadüftür (!)… Boynuz ve güneş sembollerinin coğrafyanın farklı bölgelerindeki dağılımına bakarken bunun ilk çıkış mekanının hangi kültür alanı içinde olduğuna ve oradan nasıl yayılmış olacağına bakmak gerekmektedir…

MÖ 17000 gösteren Hakasya’daki KUN AY  sembolünün benzerinin MÖ 10000 gösteren Göbeklitepe sütunlarından birinin kenarında yorumlanmış olması  ve giderek inancın somutlaşmış şekilde MÖ 7000 Çatalhöyük bulguları içinde boğa boynuzları şeklinde bir rituel mekanında bulunmaları inanç paylaşımı konusunda nasıl ele alınacaktır ?

Michelangelo, Musa heykeli yorumlarken neden heykelin başına iki boynuz koyarak ne mesaj vermek istemiştir?

moses_by_michelangelo_jbu160

göbeklitepe

2106348-catalhoyuk

11209594_897899120275940_8031197053207254446_n

akat-asur-hukumdari-naramsin

altin-buzagaya-tapmak

askabat-yorum

atabeyler-donemi-sikkesi

baslik

boga-sembollu-avcilar

boga

bogac

boynuz-ve-gunes

boynuz-ve-kalpak

boynuz-yorumlari

mu-kitasi-boga-boynuzu-sembolu

celtik

cift-boynuz

dna

gobeklitepe-bogasi

gobeklitepe-kun-ay

gokyuzu-bogasi-sembolleri

gokyuzu-tanrisi-simgesi-boga

hun-apaci  knos-sembolu

macar-kun-ay

misir-yorumu

sumer-lirinde-boga

sumerde-boga-boynuzu

sumerlerde-sembol

turklerde

turn-anlayisi

tuva-kun-ay

yorumlar

Tamgalar petroklifler, piktogramlar içinde, UÇAN AT, GEYİKLER, DAĞ TEKELERİ, en çok ele alınan yorumlar olmaktadır.   Homer tanımlamaları içinde Yunan Mitolojisinde Uçan At (Pegasus’u) görüyoruz. Homer MÖ 9 yy. yaşamış olduğuna göre, MÖ 13.yy. Kuzey Mezapotamya’da bulunan Uçan at tableti Homer’den 4 yüz yıl önce bir başka coğrafyada nasıl betimlenmiştir.

Halen Metropoliten Müzesinde bulunan bu Mezapotomya Asur kültürü içinde yer alan Pegasus yorumunun kökleri nereden gelmektedir? Diğer yönden Altay Kültürü’ne tekrar döndüğümüzde, Tamgalar içinde MÖ Binlerce yıl ötesine uzanan kaya üstü   betimlemelerde Uçan At yorumlarını görüyoruz.

Altay kültürü içinde yer alan ve TULPAR olarak nitelenen uçan at ve ayrıca  gökyüzü arabaları  yorumlarının Mezapotamya ve Yunan Mitolojisi kültürlerinden çok öncelere uzamış olduğu da anlaşılıyor. Altay kültüründeki piktogramlarda yer alan uçan atların TULPAR olarak tanımlanmış olduklarını bu yorumun Anadolu’ya çok sonraları gelmiş olabileceğini  de görüyoruz…

s-2ad3ce5020290b8be2f6293ab4928d0739eb8e89

göbeklitepe

göbeklitepe

göbeklitepe

göbeklitepe

Geyikler, Dağ Tekeleri…

Tamgalar içinde önemli betimlemeler kapsamında, GEYİKLERİN yer almakta oldukları da görülüyor…. Günümüzde, Kuzey Moğolistan’da yaşamakta olan DUKHA Türk toplumunun inancında geyikler olmazsa yaşayamayız anlayışı bu coğrafyada binlerce yıllık bir yaşam anlayışının kuşaktan kuşağa geçişlerinin antropolojik bir açıklaması oluyor…

Kültürel süreklilik açısından Geyik tanımlamasının tamgalarda binlerce yıldır hem Asya da hem de Amerika kaya üstü resimlerindeki bire bir benzerleriyle tekrarı inanç bağları yanında yaşam felsefelerindeki ortak değerlere ayrıca ifade etmeye yardımcı oluyor…

Bu kültür motifinin daha sonra özellikle İSKİT Türklerinde birçok alanda süsleme olarak kullanılmış olması da verilen önemi gösteriyor…. Özellikle Hitit kültüründe de geyiğe verilen önemin anlamı kültür değerlerindeki yerini ifade ediyor… Bu konuda Hitit, İskit ve Kimmer sanatlarında Geyik ve Dağ Tekelerinin bronza dökülmüş tünek şeklindeki yorumlardaki benzerlikleri de ortak inancın ve kültürün paylaşımı olması ihtimalini güçlendiriyor…

c2a38afaa97b4f7a291636d4fd01919c turk-geyik-tasi

img_16626399762977

image005

12008409_950329878367290_100445057_o

Tamgaların izleri üzerinden yola çıkıldığına, (Güney Sibirya Moğolistan, Gobi Çölü, Kazakistan Tamgalı Say, Saymalı Taş (Güneş Adam, Gökyüzü Arabaları) Kırgızistan Tanrı Dağları, Talas Yaylası, Rusya Lena, Hazar kıyısı Gobustan, Hakkari Yüksekova Gevaruk Yaylası, Kağızman Camuşlu Köyü, Erzurum, Kütahya Çavdar Hisar, İzmir Ödemiş, vb. tarihin değişik zaman kesitlerinde ve zaman aralıkları içinde Altay coğrafyasından kopan topluluklar belli inanç sistemleri ile değişik alanlara inançlarını ve yaşam değerlerini taşlara kazıyarak asırlarca sürekli taşımış oldukları anlaşılıyor…

Bu tamgaların içinde en çok tekrarlananları ise Kam Davullarında sitilize edilen yorumların oldukları görülmektedir… Gerek geyikler, dağ tekeleri, gök yüzü arabaları ve atlar, tengri tamgaları, üçgenler , boğa   yorumları, güneş adam tanımlaması vb. yorumların AMERİKA KITASINDAN, İsveç’te bulunan KİVİK KURGANI örneğine kadar yaygınlığı konu hakkındaki soruları çoğaltmaktadır….

Hazırlayan: Ergun Özgen

Yazının devamı diğer günlerde yayımlanacaktır…

Hakkında istanbul1881

istanbul1881
İstanbul. Tek renkle ifade edilemeyecek kadar zengin, tek kokuyla anlatılmayacak kadar çekici ve asla kaybedilemeyecek kadar değerli... İstanbul 1881, İstanbul’un büyüleyici renkleri ve baş döndüren kokularını saygı duyduğumuz ve kaybetmek istemediğimiz tarihi değerlerle harmanlayarak yaratıldı. Ayrıntılı bilgi için tıklayın.

Lütfen kontrol edin

Ortamı Mis Gibi Kokokutan Dekoratif Mumlar

Hem dekoratif, hem mis kokulu: İşte Kokulu Mumlar Dekorasyonun önemli öğelerinden kokulu mumları sizler için …

2 Yorumlar

  1. Sayın,  Ergün Özgen tarafından hazırlanan ve sitenizde yayınlanan “Tamgalardan Tarihe Bakış, Göbeklitepe’nin Kaynağı ve Bilinmeyen Tarihi 3” başlıklı yazınızı, kaynak göstererek MEDENİYET VE PEDAGOJİ TARİHİ adlı kitabıma almak istiyorum. 
    İzin verip vermeyeceğiniz hususunda bilgilendirmenizi rica ederim. Saygılarımla. Dr. Nusret Alperen

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.