Anasayfa / Sanat / Resim / Van Gogh ve Paris Sergileri

Van Gogh ve Paris Sergileri

Emile Bernard ve Van Gogh Arkadaşlığı

Van Gogh, ‘’Bugünlerde resim için gerekli olan, çok canlı, renk bakımından çok güçlü, çok şiddetli bir şey,’’ diye yazmıştı. Kendi kuşağının birçok ressamı gibi, Van Gogh da bu yeni, deneysel resimden hoşlanarak satın alacak bir kitle bulmaya kararlıydı.

Genç Bernard ile Van Gogh’un dostluğu, Van Gogh’un ölümüne kadar sağlam bir şekilde devam etti.

İki arkadaş yaz boyunca ve 1887 kışına kadar birlikte resim yaptılar. Bernard, Van Gogh’un konusunu doğrudan resmetmedeki kararlılığından şu şekilde bahseder: ‘’Yağmura, kara meydan okuyordu. Günün ya da gecenin hangi saati olursa olsun, yıldızlı gökyüzünün ya da öğle güneşinin resmini yapmak için çalışıyordu.’’

Van Gogh ve Bernard dostluklarını kutlamak için aynı konunun, Asnieres’deki demiryolu köprüsünün iki resmini yaptılar. Daha sonra, Van Gogh Fransa’nın güneyine taşınınca, arkadaşlıklarını yazışarak devam ettirdiler. 1893’te Bernard, Van Gogh’un mektuplarından bazı kısımları yayımladı (bunu 1911’de koleksiyonun tamamı izledi.) Bu da Van Gogh’un hem ressam hem de dört dörtlük bir mektup yazan olarak, ölüm sorası şöhretinin oluşmasına şekil verdi.

Asnieres’deki köprü. Van Gogh’un birçok arkadaşı ile tanıdığını cezbeden –ve farklı mekânlarda çok defa resmini yaptığı manzara.

Paris’te Sergiler

Hiç benzeşmeyen fraksiyonları uzlaştırma ve onları genellikle önemsemeyen halkın dikkatine sunma çabasıyla, Van Gogh galeri tecrübesinden yararlanarak, kafelerde ve restoranlarda birkaç sergi düzenledi.

1887 yılının ilkbaharında, popüler bir restoran olan Le Tambourin’de Japon baskıları koleksiyonunu sergiledi. Başka türlü satılamayan resimleri karşılığında bedava yemek pazarlığı yapmayı başarmıştı. Restoran, Agostina Segatori adında eski bir ressam modeli tarafından işletiliyordu. Onunla bir tür ilişkisi vardı –her zamanki gibi kötü sonuçlandı.

Kasım ayında Van Gogh, Avenue de Clichy’de, müşterileri ressamlar ve yazarlar olan büyük, popüler ve ucuz restoran La Fourche’da, yeni arkadaşları ‘’petit boulevard ressamları’’nın eserlerinden oluşan bir sergi düzenledi. Sergilenen resimler arasında dostları Toulouse-Lautrec ile Bernard ve Louis Anquetin gibi, modası geçmiş varoşlar ve Montmartre’ın sokakları ile kahve kültürünün resimlerini yapan ressamlara ait olanlar da vardı.

Bu isim onları, artık başarılı izlenimciler olan ve resimleri şehir merkezindeki ‘’grands boulevards’ın pahalı galerilerinde satılan, önceki kuşağın radikal ressamları Monet, Renoir ve diğerlerinden ayırıyordu. Van Gogh’u sevindiren birkaç satış oldu, ama ne yazık ki kendi resimlerinden hiçbiri satılmadı.

Bernard’a göre, Van Gogh’un, aralarında Tanguy’in bir portresi ve bazı fabrika resimleri olan eserleri kayda değer bir etki yaratmıştı. ‘’Genel kanı, salona onun hâkim olduğuydu, neşeli, hayat dolu, ahenkli bir etkiydi,’’ diye yazmıştı.

Bir restoranın İçi, 1887. Van Gogh’un en yeni teorileri desteklediği bu resimde açıkça görülüyor.

Restoran sahibi Segaton’nin Van Gogh tarafından yapılan portresi, Aralık 1887.

Kaynak: Van Gogh ve Eserleri

Hakkında istanbul1881

istanbul1881
İstanbul. Tek renkle ifade edilemeyecek kadar zengin, tek kokuyla anlatılmayacak kadar çekici ve asla kaybedilemeyecek kadar değerli... İstanbul 1881, İstanbul’un büyüleyici renkleri ve baş döndüren kokularını saygı duyduğumuz ve kaybetmek istemediğimiz tarihi değerlerle harmanlayarak yaratıldı. Ayrıntılı bilgi için tıklayın.

Lütfen kontrol edin

Zeynep Gümrük Doğadan Denemeler Sergisi Çanakkale’de Açıldı!

Zeynep Gümrük Sergisi Çanakkale’de! 55. Troia Festivali kapsamında açılan Zeynep Gümrük Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.