Anasayfa / Sanat / Resim / Van Gogh’un Perspektifinden Doğada ve Sanatta Renk

Van Gogh’un Perspektifinden Doğada ve Sanatta Renk

Van Gogh Renklerinin Çoşkusu…

Van Gogh’un hayatında önemli duraklardan olan Paris, Van Gogh’a en çok etkilendiği ressamlardan ikisinin eserlerin görme fırsatı sağlamıştır: Delacroix ve Monticelli.

Onları örnek alarak renklerini ve kontrastlarını yorumlamaya çabalarken sonsuz sayıda çiçek çalışması yapmıştır.

Van Gogh, Eugene Delacroix’nin resimlerini önceden biliyor olmalıdır ama ressamın yeni okuduğu yazılarından beslenerek büyük ihtimalle onları tekrar görmeyi çok istemiştir. Paris’in kiliseleri ile galerilerini gezmek ona bu olanağı vermiştir.

DELACROIX

Van Gogh

St. Denis du St. Sacrement Kilisesi’nde Delacroix’nın Pieta (1844) adlı eseri ve ressamın 1863’teki ölümünden hemen önce 1861’de tamamladığı, Saint Sulpice’deki Chapelle des Anges’ın duvar resimlerini gördüğünde Van Gogh’un tepkisi tahmin edilebilir.

Van Gogh

Birçok ressam gibi o da Delacroix’nın anıtsal eseri Melekle Güreşen Yakup’un önünde durup rengin gücünü, birbirine kenetlenmiş figürlerin dramını, manzaranın enerjisini ve hepsinden önemlisi, resmin alt köşesindeki natürmortun renk ve çizimin ustaca kaynaşmasını incelemiş olmalı. Bu resmin etkisi Van Gogh’un daha sonraki eserlerinde açıkça görülecektir.

Van Gogh

MONTICELLI

Van Gogh, Güney Fransalı sıra dışı ressam Adolphe Monticelli’nin (1824-86) resimlerine de hayrandı. Monticelli 1870’li yıllarda şöhretli bir dönem geçirmiş o zamandan bu yana unutulmuştu. Cezanne’ın da hayran olduğu Monticelli mütevazı bir aileye mensuptu. Alkolikti, bohem hayatı yaşıyordu, kendini resim yapmaya adamıştı.

Van Gogh

Delacroix ve Barbizon ressamlarından etkilenerek, yoğun boya katmanlarıyla kaplı, rengarenk zeminler üzerine yapılmış romantik ve fantastik tablolar resmetti. Genellikle prizma renk ve yoğun impasto kullanımı, tuvallerini neredeyse anlaşılmaz kıldı.

Van Gogh onun serbest tekniğine ve tasavvur gücü olarak gördüğü şeye hayran kalmıştı. Hayatının ilerleyen günlerinde, ‘’Bazen aslında o adamın devamıyım diye düşünüyorum’’ diye yazdı ve kardeşini onun eserlerini tanıtmaya teşvik etti.

Artık unutulmuş olan bu ressama duyduğu büyük saygı, güneye, Provence’a seyahat etme kararının en önemli nedenlerinden biriydi.

ÇİÇEK RESMİ YAPMAK

Rubens gibi, Delacroix da Monticelli de mükemmel çiçek ressamlarıydılar.

Van Gogh

Çiçekler, Delacroix, 1848. Delacroix, bir remin her şeyden önce bir göz zerafeti olması gerektiğini belirtmektedir.

Onların izinden giden Van Gogh çiçek resmi yapmak için kendine bir program oluşturdu. Bunun sonucunda geride, her biri diğerinden biçim, içerik ve renklendirme bakımından şaşılacak kadar farklı 30 tuval kaldı.

Otoportre yaparken olduğu gibi, çiçek resmi yaparken de model masrafı olmuyordu. Çiçekleri ve dekoru seçerken Van Gogh radikal renk kontrastları ile uyumun etkilerini araştırabileceğini ve kişisel kaprisler veya perspektifle ilgilenmek zorunda kalmadan desenini geliştirebileceğini gördü.

Monticelli’nin çiçek tabloları hakkında, onların ‘’en zengin ve en mükemmel şekilde dengeli tonlarının tüm çeşitlerini tek bir yüzeyde bir araya getirmek için bir bahane’’ olduğunu yazdı.

480

van gogh

Vazodaki Çiçekler, Monticelli. Renk yoğunluğu Van Gogh’a çekici gelmiştir.

Bu tabloları anlatışı derin bir şiirsellik taşır, ancak bu yalnızca şiirsellik hatırına değildir; bitmek tükenmez yaratıcı varyasyonların temelinde başından sonuna kadar süren renk, doku ve kompozisyon keşifleri bulunmaktadır.

Levens’e şöyle demiştir: ‘’Resimde bir dizi renk çalışması yaptım. Sadece çiçekler, kırmızı gelincikler, mavi kantaronlar ve unutmabeniler, beyaz ve kırmızı güller, sarı kasımpatılar; mavinin turuncuyla, kırmızının yeşille, sarının morla zıtlıklarını ve yabani aşırılıklara uyum kazandırmak için les tons rompu et neutres (bozuk ve nötr tonlar) arıyorum. Yoğun bir renk ahengi oluşturmaya çabalıyorum, gri tonlarına bir armoni değil.’’

Van-gogh-un-Resim-Sergisi-Ayccediliccedilekleri-ile-Kase-Guumlller-ve-DiC49Fer-Ccediliccedilekler-Sanat-Galerisi-yatak-odasC4B1
Kasede Ayçiçekleri, Güller ve Başka Çiçekler, 1886, Van Gogh.

Van Gogh’un birbiri ardına keşiflerde bulundukça duyduğu heyecan neredeyse hissedilebilir bir şeydir. Tüm yaşadıklarının coşkusuyla, hiddetle çalışıyordu. Resimleri yaparken, herhangi bir çizim yapmadan veya hazırlık için bir eskiz çizmeden tuvale doğrudan yapıyordu, fırçaları boyayla dopdoluydu. Mayıs 1886’da açılmış olan sekizinci izlenimci sergisini görmenin etkisi ile çılgınlıkları daha da körüklenmişti.

Kaynak: Van Gogh, 500 Görsel Eşliğinde Yaşamı ve Eserleri, Türkiye İş Bankası Yayınları, Michael Howard

Hakkında istanbul1881

istanbul1881
İstanbul. Tek renkle ifade edilemeyecek kadar zengin, tek kokuyla anlatılmayacak kadar çekici ve asla kaybedilemeyecek kadar değerli... İstanbul 1881, İstanbul’un büyüleyici renkleri ve baş döndüren kokularını saygı duyduğumuz ve kaybetmek istemediğimiz tarihi değerlerle harmanlayarak yaratıldı. Ayrıntılı bilgi için tıklayın.

Lütfen kontrol edin

Casey McKee’nin Uzay Dolu Sanatsal Çalışmaları

Uzayda Sanat! Fotoğraf ve resim çalışmaları olan Amerikalı sanatçı Casey McKee‘nin Güney Kore’nin Seul kentindeki …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.