Anasayfa / Genel / Vincent Van Gogh’un Kulağı, Odası ve Bir de Ruhu

Vincent Van Gogh’un Kulağı, Odası ve Bir de Ruhu

Vincent Van Gogh’un garip bir büyüsü vardır. Dünyada herkesin tanıdığı nadir ressamlardandır. Resimlerine hakim olan renklerden midir yoksa yaşadıklarını resimlerine aktarabilme yeteneğinden midir bilinmez herkesin Vincent Van Gogh’a dair bir bilgisi vardır. Ona dair akla gelen ilk şey ise onun kulağını kesme hikayesidir.

van gogh resimleri

Peki nedir onun bu kadar tanınmasını sağlayan hayat hikayesi?

Vincent Van Gogh’un kendisinden önce doğan ve ölen bir ağabeyi vardır. Ailesi bu evlatlarını bir anlamda yaşatabilmek için 30 Mart 1853 tarihinde doğan oğullarına ölen oğullarının ismini vermişti: Vincent Van Gogh.

Ancak ailesinin bu kararı Van Gogh’un doğar doğmaz bir yük edinmesine neden oldu. Van Gogh hayatı boyunca ağabeyinin ruhunu hissederek yaşadı. Köklü bir ailesi vardı. Her ne kadar babası köy papazı gibi aile bireylerine göre daha sade ve gösterişsiz bir meslek icra ettiyse de ailesinde bankacı, tüccar, tablo satıcısı gibi farklı mesleklerden zengin bireyler yer alıyordu.

Eğitim hayatı henüz başlamadan bitenlerdendi. Okulda, arkadaşlarına göre çok daha geç anlaması, yavaş öğrenmesi onun naif kimliğine fazla geldi ve okulu bıraktı. Babasının desteğiyle Goupil Galerisinde resim satış memuru olarak işe başladı. Henüz 20 yaşındayken Goupil Galerisinin Londra şubesine atandı. Londra, onun bunalım sürecinin ilkini yaşamasına neden oldu. Kiracı olarak kaldığı evin kızına aşık olan Van Gogh, evlilik teklifinin reddedilmesi nedeniyle derinden yaralandı.

Bu karşılıksız aşktan uzaklaşmak için tayinini istedi, Paris’e atandı. Ancak bir kere ruhu incinen Van Gogh, Paris’te de tutunamadı. Ailesinin yanına dönme kararı aldı. Ancak ailesinin yanına da dönünce huzur bulamadı. Resim galerilerinde dolaştı, resimler yaptı, rahip yardımcılığından kitap satıcılığına kadar birçok mesleği denedi ancak hiçbirinde tutunamadı. Bir süre madenlerde papazlık yaptı hatta bu madenlerdeki insanlara yardım etmek için adeta çırpındı ve bu süreçte sefalet içinde yüzdü. Maden işçileri ve köylüler, kendileri için çırpınan Van Gogh’u adeta kutsallaştırdı. Üstelik Van Gogh bu süreçte hastalandı, yardım için çırpındığı köylü ve maden işçilerinden daha da zor duruma düştü, sadaka ile geçinmeye başladı. Kardeşi Theo ağabeyinin yanına giderek adeta onu ölümden kurtardı, Brüksel’e götürdü. Ancak Van Gogh artık ruhi dengesini büsbütün kaybetmişti. Brüksel’de bir süre kendini iyi hissedecek gelişmeler oldu. Resssam Ridden van Rappart ile tanışan Van Gogh; ressamdan dersler aldı, perspektif öğrendi, bir nevi sıkıntılarını resmetmeye başlamıştı. Ağabeyinin resme karşı kabiliyetinin olduğunu fark ettiği için kardeşi Theo da bu süreçte Van Gogh’a maddi ve manevi olarak destek oldu.

van gogh resimleri

Bir süre sonra ailesinin yanına dönen Van Gogh, yeni bir aşkın heyecanına kapıldı. Dul kuzeni Kate’e aşık olan Van Gogh yine evlilik teklifi etti ve yine reddedildi. Çareyi yine resimlere sığınmada buldu, akrabası olan ünlü ressam Mauve’dan dersler almaya başladı. Bu süreçte ilk yağlı boya çalışmalarını yaptı. Bir süre sonra gönlünü komşuları Margot Begemann’a kaptırdı. Ancak ailesi bu evliliğe izin vermedi. Margot, Van Gogh’un ailesinin izin vermemesine çok üzüldüğü için intihara teşebbüs etti. Van Gogh’un ruhsal durumu bu olaydan sonra büsbütün bozuldu.

van gogh resimleri

1885 yılında babasını kaybeden Van Gogh, kardeşi Theo’nun yanına Paris’e gitti. Van Gogh’u resmin iyileştireceğini biliyordu. Bu yüzden Theo, Van Gogh’a her türlü resim malzemesini sağladı. Paris’te ressam Cormon’un atölyesine katıldı, empresyonist sanat bakışıyla tanıştı. Paris’te kaldığı bir yıl içinde iki yüz civarı resim yaptı, en üretken olduğu dönemi yaşıyordu. Ancak burada da yeni bir aşka tutuldu, bu umutsuz aşkın sonucunda da bilinçli olarak elini yaktı. Çektiği ruhsal sıkıntıları kendine zarar vererek somutlaştırmak istemişti adeta. Somut acılarla tedavi etmek istemişti aşk acısını.

Bu sürede ciddi bir uykusuzluk problemi çekmeye başladı. Yastığına ‘Konfor’ adı verilen bir madde sıkarak uykusuzluk problemini gidermek istedi.

Resme saplantılı derecede bağlanan Van Gogh, boyaları doğrudan tuval üzerine sıkarak parmağıyla ezerek kullanmayı tercih etti. Hatta boyalarını hep aynı dükkandan alıyordu. Paris’teki Julien Tanguy’un dükkanından boya alırken bazen para yerine resimler yapıp veriyordu. Bu dükkanda çoğu ressamın resimlerinin yanında Van Gogh’un resimleri de sergilendi. Boyalara karşı tutkusu bir süre sonra onun sırf renk vermesi için yemeklere bile boya katmasına neden oldu. Hırsına yenildiği dönemlerde boya yedi.

van gogh resimleri

Yıldan yıla ruhsal durumu daha da kötüleşti. Yaz sıcaklarında tarlalarda çalışmak onun ruhsal durumunun daha da kötüleşmesine neden oldu. Bir gece arkadaşı Gauguin’in gırtlağını kesmeye kalktı, başarılı olamayınca hırslandı kendi kulağını kesti ve genelevdeki bir kadına götürüp verdi. Kulağını hayat kadınına götürmesinin nedeni toplumun sanatçılar gibi dışladığı hayat kadınlarına duyduğu yakınlıktan gelmekteydi. Bu olay onun akıl hastanesine yatırılmasına neden oldu.

van-gogh-kesik-kulak-otoportre

Bu sürede Dr.Gachet’i resmeden bir tablo çizdi. Bu tabloda foxglove adında bir bitki dikkat çekmekteydi. Bu bitkiyi kullanan insanların gözlerinde bir süre sonra beliren sarı renk Van Gogh’un resimlerinde de geniş yer tutmaktaydı. Bu bitkinin tedavisinde kullanıldığı düşünülmekteydi.
Portrait of Doctor Gachet, 1890. Oil on canvas, 67 x 56 cm. Private collection

Hastane günlerinin ardından kardeşi Theo’nun evinde kalmaya başladı. Bir gün tarlada çalışırken daha önceden elde ettiği tabancasını göğsü ile karnının arasına doğrultarak ateş etti. Ancak Theo’nun çabalarına rağmen iki gün daha yaşayabildi. 29 Temmuz 1890’da aramızdan ayrıldı. İntiharından birkaç gün önce ‘Kargaların Olduğu Buğday Tarlası’nı resmetmişti. Bu tablo, fırtınalı bir günde kargaların mücadelesini ve mutsuzluğu ifade ediyordu.

En büyük hayali bir sanatçı topluluğu kurmaktı. Kurduğu bu toplulukla sanatı tartışıp geliştireceğine inanıyordu. Hayalini gerçekleştiremeden aramızdan ayrıldı.

Aramızdan ayrılsa da hayat hikayesi ve resimleriyle sanatseverleri büyülemeye devam etti. Bu anlamda Van Gogh’u tema edinerek birçok sergi çalışması yapıldı. Bu anlamda Van Gogh’un hayatı ilham oldu galerilere ve sanatçılara. Bunlardan ilginç bulduğumuz iki tanesini sizlerle paylaşmak istedik: Geride bıraktığı 35 otobiyografik resimden sadece iki tanesini kulak kesme hikayesinden sonra çizdiğini bildiğimiz ressamın sol kulağı kesikken sağ kulağı kesik olarak resmetmesinin nedeni ise hala esrarını koruyor. Karlsruhe’da yer alan Sanat ve Medya Merkezi 2014 yılında teknolojinin imkanlarından faydalanarak 3 boyutlu yazıcılar aracılığıyla Van Gogh’un akrabalarından alınan DNA’lar sayesinde Van Gogh’un kestiği kulağını yeniden yaparak sergilemeye açtı. Bu sergide ziyaretçilere Van Gogh’un kulağına bilgisayarla bir şeyler söyleme imkanı tanındı.

Van Gogh’a dair bir başka proje de Chicago Sanat Enstitüsü tarafından gerçekleştirildi. 2016 yılının ilk aylarında Chicago Sanat Enstitüsü ‘Van Gogh’un Yatak Odaları’ tablosundan yola çıkarak kiralanabilecek bir oda tasarladı.

Sanatçının ‘Bedroom in Arles’ adlı çarpıcı perspektifi ile buluşma imkanı yakalanan tasarımda oda kiraları 10 dolardı. Bilindiği üzere Van Gogh bu eserin beş ayrı versiyonunu yaptı. Bu versiyonlardan üçü yağlıboya tablo şeklinde ikisi de mektup çizimlerinden oluşuyordu. İlk versiyonunu kardeşi Theo’ya gönderdi. Ancak bu tablo sel baskınında zarar gördüğü için Van Gogh yeniden yaptı. Bütün detaylarıyla mektuplarında anlattığı bu odanın birinci ve ikinci versiyonunda birtakım değişiklikler vardı. Bu tablonun üçüncü versiyonunu ise annesi ve kız kardeşi için yaptı. Günümüzde tablonun birinci versiyonu ‘Amsterdam Müzdesinde, ikinci versiyonu Chicago Art Institutede, üçüncü versiyonu ise Musee d’Orsayda sergilenmektedir.

van gogh resimleri

van gogh resimleri

van gogh resimleri

Vincent Van Gogh’un resimlerine biraz daha dikkatli bakın. Onun ruhuna mutlaka dokunacaksınız tıpkı resimleriyle bizim ruhumuza ulaştığı gibi…

Sunflowers, 1888. Oil on canvas, 92 × 73 cm. Neue Pinakothek, Munich

Kaynak: The Art Institute of Chicago

Vincent Van Gogh, Theo’ya Mektuplar

Van Gogh, Kollektif, YKY

Hakkında istanbul1881

istanbul1881
İstanbul. Tek renkle ifade edilemeyecek kadar zengin, tek kokuyla anlatılmayacak kadar çekici ve asla kaybedilemeyecek kadar değerli... İstanbul 1881, İstanbul’un büyüleyici renkleri ve baş döndüren kokularını saygı duyduğumuz ve kaybetmek istemediğimiz tarihi değerlerle harmanlayarak yaratıldı. Ayrıntılı bilgi için tıklayın.

Lütfen kontrol edin

Sadan Hanım filminin tanıtım parçası “Sakın Bırakma” Candan Erçetin tarafından seslendirdi… Unutulan hikayelerden, unutulmaz notalar! …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.