Anasayfa / Sanat / Edebiyat / Yaşar Kemal’e Dair

Yaşar Kemal’e Dair

Nigar Hanım ile çiftçi Sadık Efendi’nin oğlu olan Kemal Sadık Göğceli namı diğer Yaşar Kemal, Türk edebiyatının ulu bir çınarı olarak 1923’te dünyaya gelmiştir.

Çukurova insanlarını tanıtması ile bildiğimiz usta sanatçının kökleri aslen Van Erciş yolu üzerinde yer alan ve Van Gölü’ne yakın Muradiye ilçesine bağlı Ernis (bugün Günseli olarak biliniyor) köyüne dayanmaktadır.

Ailesi Birinci Dünya Savaşında köylerinin işgale uğraması nedeniyle Adana’nın Osmaniye ilçesine göç etmek zorunda kalmıştır.

Yaşar Kemal, çocukluğunda yaşadığı elim bir kazayla gözünü kaybetmiştir. Çocukluğun meraklı dünyasıyla hareket eden Yaşar Kemal, bir Kurban Bayramı günü kurbanın kesilme anında kurbanlık hayvanın yanına oturmuş, kasabı izlemiştir. Kasabın elinden bir anda bıçağın kaymasıyla bıçak küçük Yaşar Kemal’in gözünü sıyırmıştır. Etrafındaki insanların önemsiz bir sıyrık olarak nitelendirmesi nedeniyle tedavi edilmeyen gözü maalesef görme yitisini yitirmiştir.

yasar-kemale-dair

Küçük yaşlarda yaşadığı bir başka olay da yaşamının yönünü tamamen değiştirmiştir. 5 yaşındayken köyün camisinde namaz kılan babasının öldürülmesine tanık olan Yaşar Kemal, bu olayın şokunu uzun süre üzerinden atamamıştır. Bu olay onun konuşma yeteneğine yansımış, zaman zaman kekeleme problemi yaşamıştır. Bu sorununu gidermek için şiirler, tekerlemeler ezberlemiştir. Bu olay üzerine Halk edebiyatına ilgi duymuş, daha küçük yaşlarda saz çalmış, türkü söylemiş , destanlar anlatmıştır. Hatta köy köy dolaşarak yöre ozanlarıyla karşılıklı atışmalar yapmıştır. Henüz ilkokulda iken birçok şiir kaleme almıştır ve bu şiirler gerçek adı -Kemal Sadık Göğceli- ile ‘Türksözü’, ‘Yeni Adana’, ‘Vakıf’ gazetelerinde ; ‘Varlık’, ‘Kovan’, ‘Ülkü’, ‘Millet’, ‘Beşpınar’ dergilerinde yayımlanmıştır.

yasar-kemale-dair-1

Yazar, Burhanlı Köyü İlkokulunda başladığı ilköğrenimini Kadirli Cumhuriyet İlkokulunda tamamlamış, ardından Adana’da ortaokul öğrenimine devam etmiştir.

Ancak ‘babasızlık’ ailesinin ekonomik durumunu zorlamış, Yaşar Kemal henüz ortaokuldayken işçi yaşamının içinde bulunmak zorunda kalmıştır.

Bir yandan okuluna devam ederken bir yandan da çırçır fabrikasında işçilik yapmıştır. Ancak maddi sıkıntılar çözülememiş ve Yaşar Kemal ortaokulu son sınıfta terk etmek zorunda kalmıştır.

Gençliğini çalışarak geçirmiş; pamuk üretme çiftliğinde ırgat katipliği, Adana Halkevi kitaplığında memurluk, Zirai Mücadele ırgatbaşlığı, öğretmen vekilliği, pamuk tarlalarından ırgatlık, traktör sürücülüğü, çeltik tarlalarında kontrolörlük gibi birçok işin içinde bulunmuştur.

yasar-kemale-dair-3

1940’lı yıllarda Adana’da çıkan Çığ dergisi etrafında toplanan birçok aydın kişiyle yakın ilişkiler kurmuştur. Arif Dino, Adibin Dino, Orhan Kemal gibi aydınlar onu hem edebi hem de düşünsel anlamda ileriye taşımıştır.

Kitap okumak her zaman en büyük tutkusu olmuştur. Bir dönem çalıştığı Ramazanoğlu Kütüphanesinde eski Yunan klasiklerinden Türk klasiklerine kadar geniş bir okuma yelpazesiyle kendini geliştirme imkanı yakalamıştır.

Şiirlerinin ardından öykülerini de bastırmayı başarmıştır Yaşar Kemal. 1950’lerde ‘Bebek’, ‘Memet ile Memet’, ‘Dükkancı’ öykülerini yayımlanmış, 1944’te askerliğini yaparken de ‘Pis Hikaye’ adlı öyküsünü bastırmayı başarmıştır.

1943 yılında bir folklor derlemesi olan ‘Ağıtlar’ ile Türk kültüründe yer alan ancak unutulmak üzere olan tekerlemeleri, bilmeceleri, ağıtları derleyip gün yüzüne çıkarmıştır. Sanat yaşamının her anında halk kültüründen beslenmiş hatta bir dönem üzerinde çalıştığı ‘’Karacaoğlan’ın yayımlanmamış şiirlerini’’ romanlarında kullanmıştır.

Askerlik görevinin ardından 1946 yılında İstanbul’a gitmiş, Fransızlara ait bir havagazı şirketinde gaz kontrol memuru olarak çalışmıştır. Ancak köy yaşamına alışkın bu dev çınar İstanbul’da daha fazla dayanamamış, 1948 yılında köyüne dönmüştür. Bu ruhu büyük adam 1951 yılında yine İstanbul’a dönmüş, Cumhuriyet gazetesinde röportaj yazarlığı yaparak gazetecilik yaşamına başlamıştır.

Cumhuriyet gazetesinde çalışmaya başlayana kadar ‘Kemal Sadık Göğceli’ adıyla yazan yazarımız, Cumhuriyet gazetesi ile birlikte ‘Yaşar Kemal’ imzasıyla yazmaya başlamıştır. Cumhuriyet gazetesinde başarılı birçok röportaja imza atmış ve bu röportajlarında Anadolu insanının iktisadi ve toplumsal sorunlarını dile getirmeyi amaçlamıştır.

yasar-kemale-dair-2

Röportajlarının ardından gazetede ‘İnce Memed’ romanını bölümler halinde tefrika etmiş ve bu eseriyle edebiyat çevresinin dikkatini çekmiş, okuyucu kitlesinin de merakla beklediği bir roman geleneği yaratmıştır.

1963’e kadar aktif gazetecilik yaşamını sürdürmüş, 1963’ten sonra kendini tamamen roman yazmaya adamıştır. Çocukluğundan oluşturduğu zengin birikimini artık romanlarına aktarmaya başlamıştır.

1973’te Türkiye Yazarlar Sendikasına katılmış, bir yıl sonra da genel başkan olarak görevini devam ettirmiştir. 

Yaşar Kemal, romanlarında Türkiye’de tarımdan sanayileşmeye geçiş evresinin Türk toplumu üzerindeki sancılarına değinmiştir. Yaşadığı coğrafyanın –Çukurova’nın- geniş biçimde makineleşmeye açılmasıyla mağdur olan köylüyü anlatmıştır.

Ağa baskısı karşısında dağa çıkan eşkıya İnce Memed romanı üzerinden toplumsal aksaklıkları, ezen-ezilen sınıfın eleştirisini yapmıştır. Bu eser sayesinde beş köyün bütün topraklarına sahip gücü elinde tutan bir ağaya karşı halkın direnişine tanık olmamızı istemiştir Yaşar Kemal. İnce Memed, aslında bir halk kahramanı olmuştur çünkü toprakları asıl sahiplerine, köylülere, vermiştir. Ancak bunu yapabilmek için de ağayı öldürmek zorunda kalmıştır. Yaşar Kemal bu romanı ‘mecbur adamın öyküsü’ olarak nitelendirmiştir.

Her kitabının içinde Anadolu insanı yer almıştır. Teneke eseri de aynı şekilde ezilen halkın mücadelesini sunmuştur. Bu eserle, Çukurova yöresindeki çeltik ağalarına karşı mücadele etmekten yorgun düşmüş köylünün yanında yer alan genç, idealist bir kaymakamın trajik sonunu sunmuştur bize.

Yine bir başka eserinde de benzer bir hikayeyi paylaşmıştır bizle. Üçleme bir eser olarak çıkardığı ‘Dağın Öteki Yüzü’ üçlemesinin ilk kitabı ‘Orta Direk’ romanında Toroslardaki pamuk işçilerinin hayatla mücadelelerini sunarken o köylülerin o pamuk tarlalarına köylerinden yürüyerek ulaşmalarındaki zorluğu hissettirmeyi başarmıştır.

Her eserinde Anadolu insanının verdiği farklı bir mücadeleye tanıklık etmemizi sağlamıştır büyük usta.

70’li yıllardan sonra Çukurova topraklarının dışındaki insanları anlatmayı tercih etmiştir. Al Gözüm Seyreyle Salih romanıyla Karadeniz insanıyla buluşma imkanı sunmuştur bize.

Yaşar Kemal’i farklı kılan ise onun çocukluğundan bu yana oluşturduğu özgün üslubu olmuştur. Destanlardan, ağıtlardan, halk öykülerinden, türkülerden, masallardan beslenen bir ruh hediye etmiştir bize.

Bu özgünlük sadece Türk dünyasının ilgisini çekmemiştir. İnce Memed romanı yaklaşık 40 dile çevrilme gururunu yaşatmıştır bize. Diğer kitapları da birçok dile çevrilmiştir.

Türk edebiyatının Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday gösterilen ilk yazarı olmuştur. Kendisi PEN Yazarlar Derneğinin de üyesi olmuştur.

Bu edebiyat neferi maalesef ki 2 Mart 2015’te aramızdan ayrılmıştır. Aramızdan ayrılırken bize sayısız eser armağan etmiştir. Bir gün buluşmanız dileğiyle. 

Kaynakça: Zeynep Oral, O Güzel İnsanlar
Zülfü Livaneli, Gözüyle Kartal Avlayan Yazar Yaşar Kemal

Hakkında istanbul1881

istanbul1881
İstanbul. Tek renkle ifade edilemeyecek kadar zengin, tek kokuyla anlatılmayacak kadar çekici ve asla kaybedilemeyecek kadar değerli... İstanbul 1881, İstanbul’un büyüleyici renkleri ve baş döndüren kokularını saygı duyduğumuz ve kaybetmek istemediğimiz tarihi değerlerle harmanlayarak yaratıldı. Ayrıntılı bilgi için tıklayın.

Lütfen kontrol edin

En Özel Sevgililer Günü Hediyeleri İstanbul1881’de!

Sevgililer Günü Özel Hediyeleri Sevgililer Günü hediyeleriniz için bazı önerilerimizi aşağıda sizlerle paylaşıyoruz. Sevdikleriniz için …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.