Anasayfa / Atatürk / Atatürk’ün Liderlik Sırları

Atatürk’ün Liderlik Sırları

Atatürk liderliği ile dünyada nam salmış bir kişidir. Onun liderlik sırlarını, Prof Dr. Hikmet Özdemir’in aynı adlı kitabından aktarıyoruz:

atatürk

‘Afet İnan, 1950 yılında Atatürk’ün bazı karakter özelliklerini şu şekilde sıralamıştır:

  1. Felaket karşısında soğukkanlılık.
  2. Okuma ve çalışma kudreti.
  3. Bir insanla onun hakkında bilgi edinmiş olarak konuşmak.
  4. Yaptıklarıyla övünmekten ziyade yapacaklarını düşünmek.
  5. Muvaffak olmak.

Yine Afet İnan, Atatürk’ün başarı formülünü onun sözleriyle açıklamıştır:

           ‘’Bir insan, hayatında, büyük bir muvaffakiyet gösterebilir. Fakat yalnız onunla övünerek kalmak isterse, o muvaffakiyet de unutulmaya mahkum olur. Onun için çalışmak ve daima muvaffakiyet aramak, herkes için esas olmalıdır.’’

            Atatürk’ün bütün güçlüklere rağmen daima başarılı bir insan olduğunu söyleyen Afet İnan, bu durumu Atatürk’ün eğitimi, yeteneği, cesareti, sorumluluk alışı ve milli ve medeni duygularla hareket etmesi ve çalışkanlığı ile açıklamıştır.

Atatürk

            Atatürk, İstiklal Savaşı’nın sona ermesinden hemen sonra çalışkanlık ile ilgili olarak önemli bir saptamada bulunmuştur:

            ‘Denebilir ki, hiçbir şeye muhtaç değiliz, yalnız tek bir şeye ihtiyacımız vardır; çalışkan olmak. Sosyal hastalıklarımızı araştırırsak asıl olarak bundan başka, bundan mühim bir maraz keşfedemeyiz. O halde ilk işimiz bu marazı esaslı surette tedavi etmektir. Milleti çalışkan yapmaktır. Servet ve onun doğal sonucu olan refah ve saadet yalnız ve ancak çalışkanların hakkıdır.’

Atatürk

            6 Mart 1963 günü Afet İnan, Milli Savunma Bakanlığı Araştırma ve Geliştirme Başkanlığı’nda verdiği konferansta Atatürk’ün bazı özelliklerini dinleyicilerle paylaşırken, onun sözlerini kaynak göstermek suretiyle çok önemli bir özelliğini anlatmıştır:

            ‘’Bence Atatürk bizlere idealler göstermiştir. O diyor ki, ‘Mesudum, çünkü muvaffak oldum.’ (21 Haziran 1930) Muvaffakiyeti mesut olmaya bağlayan Atatürk’ten işittiğim bir cümle de şudur: ‘Bir insan hayatında büyük bir muvaffakiyet kazanabilir, fakat yalnız onunla övünerek kalmak isterse, o muvaffakiyet de unutulmaya mahkumdur. Onun için çalışmak ve daima muvaffakiyet aramak herkes için esas olmalıdır.’ Bunu iki Amerikalı tayyareci subayın Atlantik’i aşarak Türkiye’ye geldiği zaman (1930) söylediğinde not etmiştim.’’

Atatürk

            Atatürk, pragmatiktir.

            13 Kasım 1970 günlü Milliyet’te Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Atatürk ile arasında geçen bir konuşmayı şöyle aktarmıştır:

            ‘’Bir gün Cumhuriyet Halk Partisi’nin ilkeleri gözden geçiriliyordu. O sırada ukalalık edip demiştim ki; ‘’Paşam, bu her bakımdan bir inkılap partisidir. İnkılap partisi ise bir ideolojiye, bir doktrine dayanmadan yürüyemez.

‘Yüzüme bir masumun yüzüne bakar gibi bakmış ve gülümseyerek, ‘O zaman donar kalırız,’ demişti.

Atatürk’ün ne demek istediğini şimdi her vakitten daha iyi anlıyorum. Açık konuşayım, Atatürk demek istemişti ki; ‘Ben hür düşüncemi ve hür irademi, paslanmış demir kafesler içine hapsedemem. Bu hatayı işlersem, milletime ve kendime ileriye gitme ve yaratma gücünü kaybetmiş olurum.’’

            Prof. Suat Sinanoğlu; Atatürk’ün düşüncesinde insan aklının özel yerini vurgularken şunları söylemektedir:

            ‘’(…) Onun düşüncesinde doğu-batı antinomisine yer yoktur. İki alem arasında ayırım yapmıyor. İnsanlığı mutluluk ve refah yolunda ilerleten dinamik güçleri saptamaya çalışıyor. Onun için insanlığı sürekli olarak ilerleten güç insan aklıdır, insan aklının ürettiği akılcı ve insancıl düşüncedir ve bu düşüncenin harekete getirdiği insanlığın evrim sürecidir.

            ‘’Uygarlığı insanlığın siyasi, toplumsal, hukuksal, ekonomik alanda eriştiği düzeyin ve fikir, ahlak, sanat alanlarında kaydettiği gelişmenin sonucu olarak gören Atatürk için uygarlık, aydınlanma çağının düşünürleri gibi, yalnızca birdir. Uygarlık, insanlığın eriştiği en ileri noktayı temsil ettiğine göre ve iki ayrı en ileri nokta olmayacağına göre bu noktanın gerisinde kalan toplumlar geri kaldıkları oranda uygarlıktan yoksundurlar.’’

Atatürk

            Atatürk, akılcılığa ve bilime güvenmiştir:

            ‘’Her işin esas hedefine kısa ve kestirme yoldan varmak arzuya değer olmakla beraber, yolun makul, mantıki ve bilhassa ilmi olması lazımdır.’’

            Afet İnan, Atatürk’ün insanla ilgili önemli bir sözünü aktarmıştır:

            ‘‘İnsan, hareket ve faaliyetin, yani dinamizmin ifadesidir.’’

            Celal Bayar’ın aktardığına göre; Atatürk’ün kendisi Yahya Kemal’e şunu söylemiştir:

            ‘’Atatürk, Yahya Kemal ile konuşmasında; ‘Her olayı kendi kanunları içinde incelerim ama bunu yaparken de hiçbir zaman insan’ ı ve evren’ i gözden kaçırmam, ‘ diyor.

Atatürk            Atatürk, ihtiyatlıdır.

           İngiliz tarihçi. Dr. Andrew Mango şunları söylemektedir:

            ‘’(…) Mustafa Kemal son derece ihtiyatlıydı. İhtiyatlı olmasının bir nedeni de, karşısında Enver Paşa’nın ihtiyatsız, maceraperest askeri davranışlarını görmesiydi. Meşhur Sarıkamış Harekatı haritalar üzerinde çizilen, ama tatbik imkanı olmayan muazzam planlar. İşte bunları görüyor. Mustafa Kemal ise son derece gerçekçi. Şu hareket yapılabilir mi yapılamaz mı, bunları düşünerek kararlarını veriyor. Cephede geçirdiği ayları sayacak olursak, öyle çok uzun değil. Ama muvaffak oluyor. Çanakkale’de çok muvaffak oluyor. Orada nihayet bir kesimden sorumludur ve muvaffak oluyor.’’

            Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hasan Rıza Soyak’ın aktardığına göre; Atatürk, ‘’Hayatta daima ve çok ölçülü olmak lazımdır,’’ cümlesini de her zaman önemsemiştir.

Yakup Kadri Osmanoğlu’nun 15 Mart 1922 günlü İkdam’da yer alan bir saptaması bu açıdan okunmalıdır:

            ‘’Ben Anadolu’ya gitmezden önce manevi kuvvet denilen şeyin millet mücadelelerinde büyük bir rol oynadığına ve bunun ruhtan gelen yüreklilikle olduğuna inandım. Şimdi yalnız bir kuvvetin, yalnız ruhtan gelen yürekliliğin her şeyi yapabileceğine iman ediyorum. Fakat şu şartla ki, manevi kuvvetten körü körüne bir cesaret manası çıkarılmamalıdır. Harbi Umumi’ de hakim olan bu yanlış anlayış bizi maceradan maceraya sürükledi ve Suriye’de Mısır Seferi felaketini, Kafkas Cephesi’nde Sarıkamış gailesini doğurdu. Bu sefer, her sefer ne için ve kim için harp ettiğini biliyor ve her kumandan kuvvetinin derecesini ölçebilecek bir anlayışın sahibidir. Bugünkü Milli Anadolu Ordusu ne ruh, ne şekil bakımından dünkü imparatorluk ordusuna benzemiyor.’’

            (…) Orgeneral Doğu Aktulga’nın işaret ettiği gibi; ‘’Akıl kirliliği sorgulama yetersizliği ile başlar, dogmalara takılıp gelişir ve yaratıcı, bilimsel, çağdaş verilere kendini kapatması ile son bulur. Sonuç aklın ölümü ve güdülen insandır.’’

Atatürk

            Atatürk, ‘’Gerçeği konuşmaktan korkmayınız,’’ diyen insandır.

            Atatürk, sorgulama yeteneği ile akıl kirliliğine tümüyle meydan okumuştur, cesurdur:

            Falih Rıfkı Atay’ın aktardığına göre bir Amerikalı gazeteci ‘’işlerinizde nasıl muvaffak oluyorsunuz?’’ diye sormuştu.

            Atatürk şu cevabı verdi: ‘’Ben, bir işte nasıl muvaffak olacağımı düşünmem. O işi başarmama neler engel olabilir diye düşünürüm. Engeller ortadan kalktıktan sonra iş kendiliğinden olur.’’

Kaynak: Atatürk’ün Liderlik Srıları, Prof. Dr. Hikmet Özdemir, Remzi Kitabevi

Hakkında istanbul1881

istanbul1881
İstanbul. Tek renkle ifade edilemeyecek kadar zengin, tek kokuyla anlatılmayacak kadar çekici ve asla kaybedilemeyecek kadar değerli... İstanbul 1881, İstanbul’un büyüleyici renkleri ve baş döndüren kokularını saygı duyduğumuz ve kaybetmek istemediğimiz tarihi değerlerle harmanlayarak yaratıldı. Ayrıntılı bilgi için tıklayın.

Lütfen kontrol edin

İstanbul1881 web sitesi yenilendi!

https://www.istanbul1881.com  Sitemiz yenilendi. Yepyeni ürünlerle sizlerle buluşmaya hazırız. İstanbul1881 shop da yeniden sizlerle buluşuyor. Adres: …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.