Anasayfa / Genel / Fatih Sultan Mehmet

Fatih Sultan Mehmet

Fatih Sultan Mehmet

Bugün dünyanın bütün toprak parçalarında birçok medeniyetin ayak izleri yer almaktadır. Her medeniyetin altından bambaşka medeniyetlerin tozu kalkar ve bizi sonsuz bir geçmişle baş başa bırakır.

Yeni medeniyetler eski medeniyetler üzerine kurulurken kimi zaman geçmişin değerlerine sahip çıkar ve onun üzerinden yükselir. Kimi zaman da o değerlerin yerine kendi değerlerini yaratmak için yıkar ve bambaşka bir medeniyetin tohumlarını atarlar.

Bütün dünya ülkeleri için geçerli bu durum İstanbul’da istisna bir durum da yaratmaktadır. Tarihine birçok ülkenin ayak izlerini sığdırmış olan İstanbul’un geçmişine, şimdiki zamanına ve geleceğine sahip çıkma durumu ortaya kozmopolit bir yapının çıkmasını sağlamıştır. Üstelik ekonomik, siyasi ve coğrafi konumu da bu anlamda önem arz ettiği için birçok devletin elde etmek istediği, bir anlamda tutku meselesi haline gelmiş olduğu bir şehirdir.

Fatih Sultan Mehmet de büyük bir tutkuyla bu devleti elde etmek istemiş, bu tutkusu büyük bir zaferle sonuçlanmıştır.

Bu yazımızda Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethetmesiyle kapanan Orta Çağ’ın ardından açılan Yeni Çağ ile birlikte İstanbul’daki mimari değişimlere değineceğiz. Fatih Sultan Mehmet’in büyük tutku İstanbul’a kavuşunca mimari anlamda neler yaptığından söz edeceğiz.

Ancak öncelikle fetih öncesi İstanbul’un mimari durumunu incelemeliyiz.

İstanbul’un henüz ‘Constantin’ olarak anıldığı dönemlerde farklı bir mimari yapılanma içindedir. Tıpkı Roma gibi yedi tepe üzerine kurulan İstanbul’da Doğu Romalılar (kendilerini Bizans olarak nitelendirmekten kaçınırlardı) Romalı seçkin ailelerini getirerek yerleşime açmışlardır. Romalılar, tıpkı forumlar gibi birbirini bağlayan yollar yaparak bir anlamda şehrin fiziki yapısını içe doğru yöneltmiştir. Yine Roma’daki gibi senato, kapitol gibi unsurları da inşa etmeyi ihmal etmemişlerdir. Hatta bu mimari yapıları oluştururken Hıristiyanlara da özgürlük alanı tanımış, onların ibadet etmelerini sağlayabilmek için kiliseler inşa etmiştir.

Ardından Sultan Alparslan sayesinde Malazgirt Savaşı’yla Anadolu’ya girmeyi başarmıştır. Anadolu hızla Türkleşmiş ancak bu dönemde gerçekleşen Haçlı Seferleri nedeniyle İstanbul Latinler tarafından yağmalanmıştır. İstanbul mimarisi bu seferlerle büyük tahribata uğramıştır. Moğolların da Selçuklara askeri anlamda bir darbe vurması nedeniyle Osmanlı Beyliği adeta bir uç beylik olarak ortaya çıkmış, kıskaç altında oldukları bölgeden çıkarak Balkanlara doğru harekete geçmişlerdir.

Osmanlı Beyliği kısa sürede gücüne güç katmış, beylikten bir devlet yaratmışlardır. Böylece adım adım İstanbul’un fethine gidilmiş, bu önemli bölge alınmıştır. Ancak İstanbul, tarih boyunca sadece Fatih Sultan Mehmet’in tutkusu değildi şüphesiz. Yıldırım Bayezid böyle bir girişimde bulunmuş, İstanbul’u Osmanlı’ya bağlama girişimi maalesef ki Timur saldırısı yüzünden sonuçlanamamıştır. Bunun sonucunda Bizanslılarla anlaşmak zorunda kalınmıştır. Bu antlaşmaya göre:

  1. Her sene Osmanlı hazinesine verilmekte olan haracın artırılması,
  2. İstanbul’da bir Türk mahallesi kurularak bir cami yaptırılması,
  3. İstanbul’daki Müslümanlarla Rumlar arasında meydana gelebilecek ihtilafların İslam hukuku üzerine halletmek için bir kadı tayin edilmesi,
  4. Silivri de dahil olmak üzere Silivri’ye kadar olan yerlerin Osmanlıya terki, Bizans imparatoru Yuannis, bu anlaşmaya riayet ederek İstanbul’da Sirkeci’de Türkler için yedi yüz hane ile bir mescit yaptırmış, Padişah da İstanbul’da oturmak üzere Taraklı Yenicesi, Göynük ve Karadeniz sahili taraflarından göçmen naklettirilerek buraya kadı ve imam tayin etmiştir.

Bu antlaşmanın aslında Fatih Sultan Mehmet’in ileride gerçekleştireceği fethe bir katkısı olmuştur. Çünkü henüz ele geçirilmeden İstanbul’da Türk mahalleleri kurulmuştur.

Ancak Fatih Sultan Mehmet kolay elde etmemiştir bu başarıyı. 6 Nisan 1453’te başlayan kuşatma 29 Mayıs’ta zaferle sonuçlanmıştır. Fatih Sultan Mehmet bütün zorluklara rağmen vazgeçmemiş, bu başarıyla ‘Cihan Hükümdarı’ olarak anılmayı başarmıştır.

Öncelikle İstanbul’a ordu girmiş, şehrin güvenliğini sağlamış ve Fatih Sultan Mehmet’in büyük tutkusuyla güvenli şekilde kavuşmasını sağlamıştır.

Fethin ardından İstanbul mimarisinde değişimler başlamıştır.

fatih-sultan-mehmet

Fetih geleneğine göre fethedilen yerdeki en büyük kilise camiye çevrilmektedir. İstanbul fethedildikten sonra da fethin sembolü olarak Ayasoyfa, camiye dönüştürülmüştür.

Türklere özgü bir ticaret merkezi olan bedestenler inşa edilmiştir. 1456 yılında da Fatih Sultan Mehmet’in emriyle ilk bedesten kurulmuştur. Bu bedesten sayesinde 140 dükkanlık dokuma, silah ve diğer malların satıldığı, ithal malların getirtildiği bir ticarethaneye kavuşmuş oldu Osmanlı Devleti.

fatih-sultan-mehmet

Ardından Padişah, kendi adına Saraçhane denilen bölgeye bir külliye yaptırmıştır. Bunu yapmasındaki en temel nokta şehrin düşük nüfuslu bölgelerinde nüfusu artırmaktır.

fatih-sultan-mehmet

Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’un ihtiyaç duyduğu mimari eserlerin bir anlamda ihtiyaçlarını çıkarmış, bu ihtiyaçlar listesine göre mimari ihtiyaçları gidermeye çalışmıştır. İlk etapta çarşı, han, hamam çalışmaları yapan Sultan Mehmet, kendi adına bir de camii yapılması emrini vermiştir. Bey Kervansarayı, Unkapanı, Yemişkapanı, Mumhane, Sabunhane, Cenderhane yaptırdığı diğer mimari eserlerdendir.

fatih-sultan-mehmet

Ancak O’nun İstanbul’a en büyük katkısı şüphesiz herkesin mimarisiyle büyülendiği ‘Topkapı Sarayı’dır. Şehri aldıktan sonra surların onarmasını emreden Sultan Mehmet, güvenliği için de ‘Topkapı Sarayı’nın yapılmasını istemiştir. 1478’te yaptırılan Topkapı Sarayı, Abdülmecit’in Dolmabahçe Sarayı’nı yaptırmasına kadar devletin idari merkezi olmuştur.

fatih-sultan-mehmet

Ulu Önderimiz Atatürk de bu önemli mirası devralarak Topkapı Sarayı’nın halkın ziyarete açılması için gerekli düzenlemeler yapılmasını emretmiştir. Birtakım onarımlardan geçen Topkapı Sarayı 9 Ekim 1924 yılında müze olarak ziyarete açılmıştır.

Bu önemli müze 1985 yılında Unesco Dünya Mirasları Listesi’ne girmiştir.

fatih-sultan-mehmet

Büyük tutkular, büyük başarılar elde ettirdiği gibi büyük bir şehir de kurdurmuştur Fatih Sultan Mehmet’e. 

İstanbul’da gezilecek yerlerin başında gelen bu eserleri yeni bir gözle değerlendirmek dileğiyle.

Kaynak: Kenan İnan, Fatih Sultan Mehmed İstanbul’un Fethi ve Etkileri

Halil İnancık, Fatih İstanbul’un Fethi ve Yeniden İnşası

 

Hakkında istanbul1881

istanbul1881
İstanbul. Tek renkle ifade edilemeyecek kadar zengin, tek kokuyla anlatılmayacak kadar çekici ve asla kaybedilemeyecek kadar değerli... İstanbul 1881, İstanbul’un büyüleyici renkleri ve baş döndüren kokularını saygı duyduğumuz ve kaybetmek istemediğimiz tarihi değerlerle harmanlayarak yaratıldı. Ayrıntılı bilgi için tıklayın.

Lütfen kontrol edin

İstanbul1881 web sitesi yenilendi!

https://www.istanbul1881.com  Sitemiz yenilendi. Yepyeni ürünlerle sizlerle buluşmaya hazırız. İstanbul1881 shop da yeniden sizlerle buluşuyor. Adres: …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.